TAKDİM

İslâmiyet son dindir, kıyamete kadar bâkidir. Her yönü ile ilâhîdir, günün şartlarına uymaz, o şartları değiştirip kendine uydurur. Zamanın değişmesiyle ilâhi hükümler değişmez ve değiştirilemez. İnsanların yeni bir dine ihtiyaçları yoktur. Fakat zamanla vesveselere dalıp arzu ve heveslere kapıldıkları için, hakikatı hatırlatmaya, ruhlarını kuvvetlendirmeye ihtiyaçları vardır.

Buna rağmen dışarından âlim zannettiğiniz fesatçılar Allah-u Teâlâ’nın hudutlarını kaldırmak isterler. Kendilerine âlim süsü veren bu gibi kimseler, hem İslâm’ın ön safında görünmek isterler, hem de din-i mübini kendi arzu ve heveslerine uydurmaya çalışırlar.

Allah-u Teâlâ bu gibi kimseleri Âyet-i kerime’sinde bize tanıtıyor ve şöyle buyuruyor:

“Bunlar güya Allah’ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar da bunun farkında değildirler.” (Bakara: 9)

Âlim geçinen, fakat aslında câhil olan bu gibi kimselerin bu cehaletleri, din adına işlenen bir cinayettir. Dinimizin maruz kaldığı en büyük tehlikedir.

Kıyamet alâmetlerinden, birisi de fitne ve fesad çıkmasıdır. Öyle ki hergün yeni bir fitne çıkmakta, nezih, temiz, saf, müslümanların gönüllerini bunlandırmaktadır.

Kalbleri hasta olanlar tarafından çıkarılan fitneler sebebiyle din-iman ayaklar altına alınmakta, hakikatler saptırılmaktadır.

Bugüne kadar kendisini Peygamber ilân eden, dabbet’ül arz olduğunu söyleyen, Mehdi’yim diyen birçok sahteler ve yalancılar çıktı.

Bu türemeler ilk değil, son da değil. Zira bunların altmışa kadar çıkacağını Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde haber veriyorlar:

“Allah’ın resulü olarak gönderildiğini iddia eden altmış yalancı çıkacaktır.” (İkdu’d-durer)

Bu ve bunun gibiler her zaman var olduğu gibi bugün de vardır ve icraatlarına devam etmektedirler. Herkes icraatını yapacak ve imtihanını verecektir. Kimisi hayırda, kimisi şerde...

“Yeryüzünde haksız yere böbürlenip büyüklük taslayanları âyetlerimi idrakten çevireceğim, anlamaktan mahrum edeceğim.

Onlar bütün âyetleri görseler yine de inanmazlar, doğru yolu görseler onu yol edinmezler, azgınlık yolunu görseler hemen onu yol edinirler.

Çünkü onlar âyetlerimizi yalanladılar ve onları umursamaz oldular.” (A’raf: 146)

Bu fitne ve fesad ehli hep olacaktır. Müslümanların ise uyanık bulunması Allah ve Resulüne yönelmesi ve bağlı kalması şarttır.

“Selâm olsun onun beğenip seçtiği kullarına.”
(Necm: 59)

“Selâm olsun hidayete tâbi olanlara.”
(Tâhâ: 47)

Eseri Neşre Hazırlayanlar


| İçindekiler | Yayınlarımız | Ana Sayfa |