DİNDEN ÇIKARILMIŞ OLANLAR

VE

SAHİP ÇIKTIKLARI ŞEYLER

(Bu mevzu için bakınız: Sözler ve Notlar-1, 6. Baskı, İstanbul-1992)

 

Şu Âyet-i kerime’lerle dinden çıkarılmış olanların sahip çıktığı şeye bakın!

“Fırka fırka olup dinlerini parça parça edenlerle senin hiç bir ilgin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir.” buyuruyor. (En’am:159)

Âyet-i kerime’si ile Hazret-i Allah bölücüleri kulluğundan,

“Ayrılık yapan bizden değildir.” (Münâvî)

Hadis-i şerif’i ile de Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ümmetliğinden tardetmiştir.

“Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde benden korkun.

Amma ne var ki, insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler, çeşitli kitaplara ayrıldılar. Her bölük, her parti kendi tuttuğu yoldan memnundur, yanında bulunan (din veya kitapla) sevinmektedir.

Şimdi sen onları bir süreye kadar kendi sapıklıkları ile başbaşa bırak!

Kendilerine verdiğimiz servet ve oğullar ile, onların iyiliklerine koştuğumuzu mu zannediyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller.” (Mü’minun: 52-56)

Bu Âyet-i kerime’lerle de Allah-u Teâlâ onların dinlerinin ayrı, partilerinin ayrı, kitaplarının ayrı olduğunu beyan etmektedir.

1.Erbakan Sivas konuşmasında “Refah partisinden olmayanlar patates dinindendir.” diyerek Allah’ın dinini inkâr etti, refah dinini kabul etti. Bu küfürdür.

Âyet-i kerime’de:

“Allah katında din İslâm’dır.” buyuruluyor. (Âl-i imran: 19)

Ruhu ölmüş şuursuz şakşakçılar “Şak şak” diyor. Bunun için bunlar cehenneme müstehak.

2.Hazret-i Allah Âyet-i kerime’sinde:

“İşte onlar Allah’ın hizbi (partisi)dir. İyi bil ki kurtuluşa ulaşacak olanlar Allah’ın hizbi (partisi)dir.” (Mücâdele: 22)

Buyurarak felâh ve kurtuluşun burada olduğunu beyân ediyorken; Erbakan bu Âyet-i kerime’yi inkâr ediyor, ayrı bir parti kurarak bölücülük yapıyor. Kendi uydurduğu dalâlet yolunu hakikat gibi göstermeye çalışıyor. Bu küfürdür.

Ruhu ölmüş şuursuz şakşakçılar yine “Şak şak” diyor. Bunun için bunlara cehennem müstehak.

Âyet-i kerime:

“Fırka fırka olup dinlerini parça parça edenlerle senin hiç bir ilgin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir.” (En’am: 159)

Hadis-i şerif:

“Ayrılık yapan bizden değildir.” (Münâvî)

3.“Refah’tan başka İslâm yok.” diyerek kendi uydurduğu dini Hazret-i Allah’ın dininin yerine koyuyor. Bu ise küfürdür. Ruhu ölmüş şuursuz şakşakçılar ise “Şak şak” diyor.

Âyet-i kerime:

“Onlara de ki: Yanınızda bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz!” (En’am: 148)

İşte bunun için bunlara cehennem müstehak.

4.“Yeryüzünde birbuçuk milyar müslümanın lideri benim.” diyerek, bir iktidar hastalığına tutulmuş yalan söylüyor. Kim tayin etmiş onu o makama?

“Yalan ile imanın bir kimsede cem olmayacağı” Hadis-i şerif ile bildirilmiş iken, hâşâ “Allah’ım” dese dahi, yine de ruhu ölmüş şuursuz şakşakçılar “Şak şak” diyecek.

Onun için bunlara cehennem müstehak.

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:

“Ümmetim benden sonra yetmişüç fırkaya ayrılacak, bir fırka müstesna diğerleri hep ateştedir.”

“Onlar kimlerdir yâ Resulellah?”

“Benim ve Ashab’ımın yolunda olanlardır.” (Ebû Davud)

5.Geriye bir şey kaldı ise, o da Allahlığını ilan etmek. Daha evvel Nemrut ve Firavun’un ilan ettiği gibi. Ve bundan sonra da Deccâl’in ilân edeceği gibi.

Hadis-i şerif:

“Ümmetimden yalancılar deccaller vücuda gelir.” (Münâvî)

Bu kadar şeyi inkâr eden ve ilân eden kimseden bu da beklenebilir.

Secde sûresi 22. Âyet-i kerime’sinde buyuruluyor:

“Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıla-rak öğüt verildikten sonra, onlardan yüz çeviren kimseden daha zâlim kim olabilir?

Muhakkak biz zâlimlerden öç alacağız!”

•

Erbakan Bolu’da yaptığı konuşmada “Burada bir veli varmış! Refah’a hizmet mi etti de veli oldu.” demiştir.

Bu kelimenin altında iki gizli şey yatıyor. Birisi uluhiyet davası, bir diğeri de Refah dinini ilan ettiğine dair açık bir fermandır. Allah-u Teâlâ’nın kendi veli kulları hakkında, şöyle bir ferman-ı ilâhiyesi var:

“İyi bilin ki, Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklar.

Onlar iman edip takvâya ermiş olanlardır. Dünyâ hayatında da âhirette de onlar için müjdeler vardır. Allah’ın verdiği sözlerde aslâ değişme yoktur. Bu en büyük saâdetin tâ kendisidir.” (Yunus: 62-63-64)

Hadis-i kudsî’de ise şöyle buyuruluyor:

“Her kim benim veli kullarıma düşmanlık ederse, ben ona harp açarım.” (Buhârî)

Hadis-i şerif’lerde de şöyle buyuruluyor:

“Her asırda benim ümmetimden sâbıkûn = öncüler vardır.” (Nevâdir-ül usûl)

“Allah’ın öyle velî kulları vardır ki, onların gönülleri ilâhî râhmet deryâlarıdır.”

“Öyle ilimler vardır ki, gizlenmiş mücevher gibidir. Onu ancak Arifbillah olanlar bilirler. Bu ilimden konuştukları vakit, Allah’tan gafil olan kimseler anlamazlar.

Binaenaleyh Allah-u Teâlâ’nın kendi fazlından ilim ihsan ettiği âlimleri sakın tahkir edip küçük görmeyin. Çünkü Allah Azze ve Celle onlara o ilmi verirken tahkir etmemişti.” (Erbain)

Bir diğer Hadis-i kudsi’de ise:

“Kubbelerimin altındaki velilerimi benden başka kimse bilemez.” buyuruluyor.

Bu Hazret-i Allah’a ve Resul’üne iman edenlere aittir. Erbakan’a iman edenlere değil. Erbakan’ın onlara nasıl bir vaadi var? Zira uluhiyetini apaçık ilan etmiş oluyor. Refah Partisinden başka dinleri patates dinine benzetiyor. Bu ise resmen Refah dinini ilan ettiğine dalalet eder. Refah Partisi’nden başka İslâm yoktur demekle, resmen küfrünü ilan etmiştir. Bu ise İslâm dinine göre küfürdür. Zaten küfrünü ilan edenlere kardeşimdir demekle, onlara resmen kucak açtığını söylemiştir.

Ey Refah dini mensupları!

Bunun hangi birisini yalanlayabilirsiniz? Doğru olduğunuza dair, hangi Âyet-i kerime’yi delil getirebilirsiniz? Onun için siz sadece yalan söyleyip, İslâm gibi görünerek temiz insanları dininden ve imanından ediyorsunuz!

“Ve her yolun başına oturup da tehdit ederek inananları yolundan alıkoymaya ve o Allah yolunu eğriltmeye çalışmayın.’ (A’raf: 86)

•


| İçindekiler | Yayınlarımız | Ana Sayfa |