Temmuz 2001 sayımızın kapağı

HAKİKAT’te Bu Ay:


TAKDİM


BAŞYAZI

ORGAN NAKLİ VE VASİYETİ CÂİZ MİDİR?
Bu Hususta Mahlûkun Hükmü Yoktur.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde Böyle Buyuruyor:
“Kendi kendinizi katletmeyin.” (Nisâ: 29)
Bu bir emr-i ilâhî’dir.
“Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın.” (Bakara: 195)
Bu da bir emr-i ilâhî’dir.
“Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalacağı cehennemdir.” (Nisâ: 93)
Bu ilâhî bir hükümdür.
KİM BU ÂYET-İ KERİME’LERİ GÖRÜP CÂİZ OLDUĞUNU SÖYLERSE KÜFRE KAYAR.

İlahi Hüküm
Vasiyet Katliamdır
Hadis-i Şerif’e Dikkat!
Vasiyet İntihardır
Ölünün Organlarını Almak Cinayettir
Belirli Bir Ömür
Ölü Hayattaki Gibi Aynı Acıyı Duyuyor
Organların Şahitliği
Büyük Bir Vebal
Hidayete Dâvet
Şehitlik
Katliam
En Şerli İnsanlar
Mükerrem İnsan

GAZETE KÜPÜRLERİ

/ İsmail Yavuz

HADÎD SÛRE-İ ŞERİF’İNİN TEFSİRİ - 2

YARATAN BİLMEZ OLUR MU HİÇ?


MEKTUBAT

SÖZÜ FİİLE UYDURMAK (49. Mektup)  / Muhammed Es'ad Erbili -ks.-


HÂTEM-İ VELİ HAKKINDA RESULULLAH -SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM- EFENDİMİZ’İN HADİS-İ ŞERİF’LERİ VE ONA VÂRİS OLAN VEKİLLERİNİN İFŞAATLARI (25)

“ABDÜLKERİM-İ CİLİ -Kuddise Sırruh-”


KISAS-I ENBİYA ALEYHİMÜSSELÂM

HAZRET-İ SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM

Süleyman Aleyhisselâm şöyle buyurmuşlardır:
"İnsanlara verilmeyen şeyler bize verildi. İnsanlara verilmeyen ilimler bize verildi. Fakat öfke ve sükunet halinde hilm (yumuşak huyluluk)tan, darlık ve bolluk halinde kanaattan, gizlide ve açıkta Allah korkusundan daha üstün bir şey bulamadık." (Ahmet bin Hanbel)


SİLSİLE-İ SÂDÂT

MUHAMMED ES’AD ERBİLİ -Kuddise Sırruh- / Mehmet Ali Körpe

İnsan, gücünün yettiği şeyi önce istişare etmeli ve ondan sonra yapmalıdır. Bir insan gücünün dahilinde olmayan şeyi Cenâb-ı Hakk'a tefviz etmelidir ki, bu tevekkül demektir.
Kul ekip biçiyor ve kendi yapması icap eden nadası yapıyor. Fakat yağmur yağdırmaya kudreti olmadığı için Cenâb-ı Hakk'tan istiyor. Sebeplere tevessül, tevekküle mâni değildir.


HAZRET-İ ALLAH ADİL OLANLARA RAHMET EDER, ADİL OLMAYANLARA AZAB EDER. / Halil İbrahim Emre

“Doğru ve emniyetli bir tüccar kıyamet gününde peygamberlerle, sıddıklarla ve şehidlerle beraber haşredilecektir.” (Tirmizi)
Çünkü doğruluk ve dürüstlük salih kullarının hasletidir.


DENİZLER FATİHİ BARBAROS HAYREDDİN PAŞA
/ Yusuf Doğangün

Hayatı denizlerde su üstünde geçen Barbaros Hayreddin Paşa; dinine bağlı, kâmil bir müslümandı. Geceyi üçe ayırırdı. Birinci kısmında Kur’an-ı kerim okur, ikinci kısmında ibadet eder, kalan kısmında da istirahate çekilirdi.
Rumca, İtalyanca, Arapça, Rusça, İspanyolca gibi dilleri çok iyi konuşurdu.


GÜNDEM

MEDENİYETLER SAVAŞI VE TÜRKİYE / Uğur Kara

Batı ülkelerinin dayatmalarını kabul etmediği müddetçe eninde sonunda bu çatışmanın içine düşecek olan Türkiye Batı’nın üstün medeniyeti(!)ni kabul etmeyen bir üçüncü dünya ülkesi yaftası yemeden, “Batı Medeniyeti”nin gerçek şifrelerini ortaya döken ve karşisinda dikilen yeni ve üstün bir medeniyetin temsilcisi olmaya kendisini hazırlamalıdır. Bu sayede Batı koalisyonunda gedikler açabilir, Avrupa halklarının bazılarını etkileyebilir, emperyal güçlerin tacizlerinden bîzar duruma düşmüş ülkelerin desteğini kazanabilir ve hatta dünya milletlerine huzur ve adalet götürmeye çalışan önder bir ülke durumuna yükselebiliriz.

MİSYONERLERİN ARTARAK DEVAM EDEN FAALİYETLERİ? / Şinasi Çapa

İngiliz papaz Jan Ikonomos’un ikiyüz yıl evvel yazdığı ve uygulamaya koyduğu, günümüzde de değişik ad ve kılıflarla, bütün dehşetiyle sergilenen kurallara bir gözattığımızda gelinen noktayı ve alınan neticeyi, sürüklendiğimiz uçurumu belki farkedebiliriz:
“Türklerin hatalarını büyütüp Avrupa’ya duyurmak ve Avrupa’nın düşmanlığını sağlamak, Türkleri iktisaden çökertmek, tüccarı çürük ticarete sürüklemek, bol faizli kredilerle ağır borçlar altına sokmak, Türk mallarının sahtesini piyasaya sürüp Türk müessese ve ticaretini iflasa sürüklemek, Türk milletinin ahlâk, din, dil, milliyet, örf-adet ve an’anelerini bozmak; küfüre, argoya, içkiye, zinaya, kumara alıştırmak. Ailelerin içine güzel Rum kızlarını sokarak bu işi kolaylaştırmak...”


İBRETLİ BİR RÜYA

Resulullah Aleyhisselâm bundan sonra hiçbir kimseye rüyasını sormadı. Ancak kişi gelip kendiliğinden anlatırsa onu tabir ederdi. (Beyhakî)


ŞİİR

CAMİLERİMİZ / Abdullah Kotan

Kıyam, kıraat rükunun tadına doyulmuyor,
Ben kapında köleyim, sensiz hayat olmuyor.
      Milletime ruh verdin durmadan asırlarca,
      Milletimse uğrunda can verdi milyonlarca.
      İmanımın ışığı, hak dinimin beşiği,
      Tozu başımın süsü, doğru yolun eşiği.


| Diğer Sayılar | Ana Sayfa |