Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.
Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:

"Ben size iki şey bıraktım ki, onlara sımsıkı sarılıp tutunduğunuz müddetçe, katiyyen sapıtmazsınız. Birisi Allah'ın kitabı, diğeri ise Resulullah Aleyhisselâm'ın sünnetidir." (İmâm-ı Mâlik, Muvatta)

İslâm milletinin bugünkü âkıbetinden kurtulması, tekrar eski şevketine kavuşabilmesi Hazret-i Allah'ın emir ve yasaklarına boyun eğip, Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in Sünnet-i seniyye'sine sımsıkı sarılmakla mümkün olacaktır.

Hazret-i Allah'ın kelâmına ve Resulullah Aleyhisselâm'ın beyanına riayet şarttır. Şeriat-ı mutahhara esastır.

Bir kul rızâ-i ilâhi'yi kazanmak için Allah-u Teâlâ'nın bütün emir ve yasaklarına riayet etmeli ve Hazret-i Allah'a kendini sevdirmelidir.

Müslüman odur ki; bütün gidişatını Kur'an-ı Azimüşşan'a uydurur. Onu kendi yolumuza ve arzumuza uydurursak, o din değildir. Ashâb-ı kiram -radiyallahu anhüm- Efendilerimiz en ince hareketlerde bile Kur'an-ı kerim'e bakarak yön verirlerdi. Bize ise yolumuzu, yönümüzü beğendik, ahkâm bize uysun istiyoruz.

Her işte iki rehber olacak: Kelâmullah ve Hadis-i şerif. Bu iki noktadan ayrılmadıkça biz istikametteyiz.

Ahkâm haricinde yapılan en küçük bir iş bizi dalâlete götürür. İslâm ahkâm-ı ilâhiye uymayan her şeyi kat'î suretle yasaklar.

Ahkâma uymayan her türlü çalışma, ibadet nakıstır.

Hakk Celle ve Alâ Hazretleri, Kelâm-ı kadim'inde şöyle buyuruyor:

"Hepiniz topluca sımsıkı Allah'ın ipine sarılın!" (Âl-i imran: 103)

Allah'ın ipinden murad; Kur'an-ı kerim ve Sünnet-i seniyye'dir.

Bu Âyet-i kerime, Sünnet-i seniyye'ye uymanın, Resulullah Aleyhisselâm'a itaat etmenin farz olduğuna delâlet etmektedir.

Hazret-i Allah'ın ahkâmına sarılmak, Resulullah Aleyhisselâm'ın yolu üzerinde yürümek murat edilmektedir.

Hazret-i Allah'ın emir ve nehiylerine, Resulullah Aleyhisselâm'ın Sünnet-i seniyye'sine sımsıkı sarılmak şarttır.

Hazret-i Allah'a ve Resulullah Aleyhisselâm'a iman edip, bütün iş ve icraatını ahkâm-ı ilâhiye göre yapmak ve hareket etmek emrediliyor.

Kur'an-ı kerim, İslâm hukukunun temelini meydana getiren itikâdi, ahlâki, ameli hükümleri ihtiva eder.

Sünnet-i seniyye ise Seyyid-i kâinat Sebeb-i mevcudat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in, Rabb'inden aldığı risâleti tebliğden ibarettir. İnsanları dünya saâdetine ve ahiret selâmetine ulaştıracak ne varsa hepsini açıklamış, geriye bir şey bırakmamıştır.

Başka dinlere, başka kitaplara ihtiyaç duyulmadan; ümmetinin bütün önemli işlerinde başvurma makamı, ilk ve son mercidir. Kitap ve şeriat ile yeterlidir. Yaptıklarını yapan, gösterdiği yoldan giden saâdet ve selâmete erecektir.

Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:

"Peygamber size ne verdiyse onu alınız, neyi yasak ettiyse ondan sakınınız." (Haşr: 7)

Hazret-i Kur'an'ı ve Sünnet-i seniyye'yi yaşamak lâzımdır. Şeriat-ı Ahmediyye üzerinde Sünnet-i Resulullah'a tabi olmak, bidatlerden sakınmak şarttır.

Kur'an-ı kerim ve Sünnet-i seniyye'yi birbirinden ayırmak mümkün değildir.

Resulullah Aleyhisselâm'a itaat etmek, getirmiş olduğu esasların hepsini kabul etmeyi, Sünnet-i seniyye'sine sımsıkı sarılmayı, ahlâkı ile ahlâklanıp edebiyle edeplenmeyi gerektirir.

Hakikat; Hazret-i Allah'ın kelâmı, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in beyanıdır. Bak kelâmına, uy izine, kurtul!

•

 

Bu ay içerisinde idrak edilecek olan mübarek "Ramazan-ı Şerif Bayramı"nızı tebrik eder, tüm İslâm âlemine hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ederiz.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |