Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.
Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Suûdi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suûdi Arabistan konsolosluğunda Suûdi Arabistan'dan gelen görevliler tarafından öldürülmesi ve cenazesinin parçalanarak yok edilmesi bütün dünyada büyük bir infiale sebep oldu. Bunlar müslüman zannedildiği için İslâm'a ve müslümanlara da büyük bir leke sürülmüş oldu. Küffarın yapamayacağı zararı, bunlar İslâm maskesi altında yaptılar.

Oysa İslâm'ın emir ve hükmü bellidir:

"Kim bir mü'mini kasten öldürürse, onun cezâsı içinde devamlı kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, lânetlemiş ve büyük bir azap hazırlamıştır." (Nisâ: 93)

Cenâb-ı Hakk böyle buyuruyor. Kasten bir mümini öldürene gazab etmiş, lânet etmiş ve azap etmiştir.

İnsan öldürmenin haram olduğunu belirten bir Hadis-i şerif'lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

"Müminin öldürülmesi Allah katında, bütün dünyanın yok olup gitmesinden daha büyüktür." (Nesâi: Tahrim 1)

Bu yaptıkları böyle büyük bir cürümdür.

Halbuki Mekke'nin, Medine'nin hizmetçisi olduğunu iddia edenlerin böyle bir cinayeti en son yapacak kişi olmaları gerekmez miydi? Müslüman olan böyle bir vahşet yapabilir mi?

Öyle bir vahşet ki; bir taraftan bir müslümanı katletmek var, ölüye yapılan eza ve cefa var; diğer taraftan kâfirin oyununa gelip müslüman bir ülkede, Türkiye'de bu katliamı yaparak küffarın ekmeğine yağ sürmek var.

Son yıllarda Suûdi Arabistan Arap ülkeleri arasında Türkiye karşıtı hatta Türkiye düşmanı bir cephenin liderliğini yapıyor. Aynı zamanda tarihte olmadığı şekliyle açıktan yahudi İsrail ile ittifak yapıyor. Yanında Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler var.

Türkiye, yapılmak istenenleri, İsrail-Amerika'nın çevirmeye çalıştığı dolapları, çıkartmak istedikleri ateşi bildiği için suhûletle ve kararlı bir siyasetle hareket ediyor. Çıkartmaya çalıştıkları ateşi söndürmeye, müslümanların hukukunu muhafaza etmeye çalışıyor. Ancak fitne o kadar büyük ki!..

İslâm dünyasını parçalamaya çalışan küffarın çıkardığı fitne-fesat ateşine benzin döken bu gibi müslüman ülkeler, bütün İslâm ülkelerini de büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakıyorlar. Hem kendilerini hem müslümanları ateşe atıyorlar.

Halbuki Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde:

"Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah'a âittir." (Nisâ: 139)

İslâm ve müslümanlar, yahudilerin ve hıristiyanların ortak düşmanıdır. Küfür ve düşmanlık hususunda tek millettirler.

Âyet-i kerime'de:

"Sen onların dinine uymadıkça ne yahudiler ne de hıristiyanlar senden aslâ hoşnut olmazlar." buyuruluyor. (Bakara: 120)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de Hadis-i şerif'lerinde: "Küfrün tek millet olduğunu" haber vermişlerdir.

Artık Arabistan'ın bütün icraatları ve söylemleri müslümanların yüreğine bir hançer saplıyor.

Bugün Arabistan İran'a karşı İsrail ile stratejik müttefiklik yapan, "Filistin bizim sorunumuz değil" diyen, "Ilımlı İslâm'a dönüyoruz" diye açıklama yapan, Medine'de Vatikan'ın kilise açmasına müsaade eden, Amerika istedi diye Suriye'ye, Türkiye sınırına asker göndermeye çalışan bir ülke haline geldi.

"Bizim beyanlarımız aslâ Ehl-i sünnet vel-cemaat olan Araplar'a değildir. Onlara saygı ve sevgimiz sonsuzdur. Zira ben de Arab'ım, Resulullah Aleyhisselâm'ın aslındanım ve onun yolundayım. Sözümüz Araplar'a değil; İslâm dininden çıkmış, dinini kurmuş Vehhâbîleredir." (Ömer Öngüt -kuddise sırruh-)

•

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |