Çocuklarımıza Vücudumuzu, Organlarımızın Değerini Anlatmalıyız

 

Canan Büşra Kara – Aralık 2018
Hakikat Aylık İslâm Dergisi
s.46

 

"Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller yaratıp veren O'dur." (Mü'minûn: 78)

 

Eğitmen dört yaşındaki Umut'un çizdiği resimlere baktı. Ve annesi Hülya Hanım'a;

"Maşallah Hülya Hanım! Aslında bu yaş grubundan göz bebeklerinin çizimi pek beklenmez ama oğlunuz göz ve göz bebekleri çizmiş. Demek ki Umut'ta bu doğrultuda bir algı açılmış." der demez Hülya Hanım:

"Nasıl açılmasın Hocam. Duymuş bir yerden son zamanlarda sürekli:

'Anne benimle konuşurken gözümün içine bak.' diyor."

Eğitmen gülerek:

"Demek ki; bu sebeple gözün şekil ve şemalini görsel olarak hafızaya kayıt etmiş ve farkına varmış. Dilerim bu farkındalığını bütün vücudu için geliştirir. Çocuklarımızın özgüven ve sağlıklı iletişim kurabilmeleri için ve daha önemlisi sağlıklı bir ruh sağlığı için bu eğitimi almaları önemlidir.

Çocuklarımıza; vücudumuzu oluşturan ve belirli görevleri olan bölümlerine organ denildiğini çok küçük yaşlardan itibaren anlatmalıyız. Bu konuda, 'Okula gidince fen dersinde öğrenir nasıl olsa' diye düşünmemeliyiz. Hayatımızı sürdürebilmek için bütün organların uyum içinde çalışması ve her birinin sağlıklı olması gerektiğini ve bunun için de sağlıklı ve helâl beslenme adabını ve alışkanlığını yerleştirmeliyiz. Ayrıca 'Herhangi birinin görevini yapmaması sağlığımızın bozulmasına neden olur' deyip vücudumuzun ve organların birbirine bağlı ayrılmaz bir bütün olduğunun vurgusunu yapmalıyız. Herbirimizin bunların birer emanetçisi olduğunu hatırlatarak emanetlerimize sahip çıkma bilincini taşıyan bireyler yetiştirme eğiliminde olmalıyız.

Küçük yaş çocuklarına sadece anlatmak kalıcı bir etki bırakmayabilir. Bu nedenle örneğin;

'Göz; dış dünyadaki nesneleri görmeye yarayan organdır.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, iki tane gözümüz var ve birbirimizi görebiliyoruz.'

'Burun; koku ve nefes almayı sağlayan organdır.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, burnumuz var ve bu kekin ne kadar güzel koktuğunu duyabiliyoruz.'

'Kulak; sesleri duymaya yarayan organdır.' yerine;

'Allah'ımıza şükürler olsun ki, kulaklarımız var ve ben senin ne kadar güzel konuştuğunu duyabiliyorum.'

'Ağız; yemek yemeyi ve konuşmayı sağlayan organdır.' yerine;

'Allah'ımıza şükürler olsun ki, ağzın var ve kendini ifade ederek; parka gitmek istediğini söyleyebiliyorsun.

'Kalp; kanı pompalayarak kanın vücutta dolaşmasını sağlar.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, kalbimiz bugün de bir saat pil gibi tık tık tık atıyor.

'Akciğer; nefes alındığında vücuda oksijen girer. Akciğere gelen oksijen ile kirli kan temizlenir. Akciğerler kanı temizler.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, bu ormanın, denizin çiçeklerin güzel kokusunu ve temiz havasını akciğerimize gönderip kanımızı temizleyebiliyoruz.

'Mide; ağızda çiğnenen besinler mideye gelir. Mide, besinleri sindirerek vücuda yararlı hâle getirir.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, bu güzel böreği yiyerek midemize göndereceğiz ve güçleneceğiz.

'Bağırsaklar; kalın ve ince bağırsak olarak ikiye ayrılır. İnce bağırsak, mideden gelen besinlerin yararlı kısımlarının kana karışmasını sağlar. Kalın bağırsak sindirilmeyen besinlerin vücuttan atılmasını sağlar.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, bağırsaklarımız sayesinde eziyet ve cefadan kurtuluyoruz.'

'Eller ve kollar; vücudun hareketli kısımlarındandır. Varlıkları tutmaya ve iş yapmaya yarar.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, ellerimizdeki beş parmak ile bardağı tutabiliyoruz sadece bir parmağımız olsa nasıl tutabilirdik bardağı? Kollarımız ile birbirimize sarılabiliyoruz.

'Ayaklar ve bacaklar; ayakta durmayı, yürümeyi sağlayan organlardır.' yerine;

'Allah'ım şükürler olsun ki, iki ayağımız var ve ikimiz de hiç kimseye muhtaç olmadan istediğimiz yere gidebiliyoruz'

Gibi telkinler ile çocuklarımızda bu doğrultuda algı açmaya çalışın ve ellerinizle çocuğunuzun yüzüne, gözlerine, burnuna, kulaklarına, onları hissetmesini sağlayacak şekilde dokunun ve 'İşte seni, beni, hepimizi Yaradan'ın verdiği organları görüyorsun! Dokunduğun yerler çok ilâhi, ve kutsallar, bunları bize Allah verdi ve hepsi de bize birer emanet.'"

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde buyurur ki:

"Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller yaratıp veren O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz?" (Mü'minûn: 78)

Unutulmamalıdır ki şükür nimetlerin Allah-u Teâlâ'dan olduğunu bilmekle başlar.

Hadis-i şerif'te şöyle buyuruluyor:

"Cenâb-ı Hakk'ın nimet ve ihsanını dile getirmek şükürdür." (Münâvi)

Nimetlerin şükrünü eda edebilenlerden olmak niyazı ile.

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |