Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.
Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

Küffar İslâm dini'ni yok etmek ve İslâm ülkelerini parçalamak istiyor. Şeytan'ın, avanesinin, küfrün, küfür milletlerinin tarih boyu amacı budur. Bu içlerindeki küfrün tabii bir neticesidir. Cenâb-ı Hakk bunu bize haber veriyor:

"Ey iman edenler! Sizden olmayan kimseleri sakın sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten aslâ geri kalmazlar. Size sıkıntı verecek şeyleri isteyip dururlar. Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz, âyetleri size açıklamış bulunuyoruz." (Âl-i imran: 118)

Bu sebeple küffarın, yükselmesini ve güçlü olmasını zerre kadar hazmedemedikleri, yıkmaya ve parçalamaya çalıştıkları bir millet, bir ülke varsa o da burasıdır, Türkiye'dir, bu necip millettir.

Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri gerek eserlerinde, gerek dergilerimizde yayınlanan makalelerinde müteaddit defalar AB'den, ABD'den, küffardan müttefik, dost olmayacağını Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif'lere dayanarak beyan etmişler, müslümanları bunlara karşı uyandırmaya çalışmışlardı.

Zira küffâr İslâm'a ve müslümanlara karşı düşmanlıktan hiçbir zaman vazgeçmez. Vazgeçmemişlerdir, vazgeçmeyeceklerdir.

Bu hakikatler bugün aşikâr oldu.

Binaenaleyh Amerika'sı, AB'si, İngiltere'si, Almanya'sı, Fransa'sı, Belçika'sı, Yunanistan'ı ... bunlar bize müttefik değildir. Olmamıştır.

Yunanistan son zamanlarda kaşınıp duruyor. Üzerinde yerleşim olmayan küçük adacıklara asker çıkartıyor, bayrak dikiyor, karakol kuruyor. Türkiye karşılık verince de "Vay saldırgan Türkler" diye yaygara koparıyorlar. Türkiye'nin tepkilerini Yunan topraklarına taciz olarak gösterip duruyorlar.

Türk düşmanlığı Yunan milletinin âdeta karakteri olmuş durumda. Kıbrıs adasına tamamen konmak istediler, 1960'lı yıllarda zulüm ve katliamlara başladılar. Nihayetinde Türkiye 1974'te adaya harekât yapmak zorunda kaldı. Kendi kabahatlerinin, zulümlerinin cezasını çektiler. Ancak bunu hazmedemediler.

Ege'de Türkiye'ye nefes aldırmamak için bütün kayalıklara konmaya çalışıyorlar. Yine Doğu Akdeniz'de hem kıta sahanlığı, hem doğalgaz rezervleri mevzuunda Türkiye'yi denizlerden kuşatmaya çalışıyorlar.

Bu ufak, çirkef, ekonomik krizdeki ülke arkasındaki devletlere, Avrupa ülkelerine, Amerika'ya, İsrail'e güveniyor. Türkiye'ye saldırmak için fırsat gözlüyor. Türkiye'nin Suriye ve Irak sınırında terörle mücâdelesini fırsat olarak görüyorlar.

Bütün hareketleri bir savaşı kışkırtmaya çalıştığını gösteriyor.

AB, NATO, İsrail "Arkandayım!" diyor. Her türlü silahı veriyor.

İsrail, Yunanistan, Kıbrıs Rumları bir araya geliyorlar, "Stratejik ittifak" kuruyorlar, ortak tatbikat yapıyorlar.

Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri Yunanistan'ın bize saldırmak için fırsat kolladığını, saldıracağını, yaşanacak savaşta Türkiye'nin muzaffer olacağını, ancak Yunanistan'ın elindeki yakıcı silahlarla bize zarar vereceğini, savaş sonunda da küffar Batı'nın Türkiye'ye silah ambargosu uygulayacağını, Türkiye'nin de kendi silahını kendisinin yapacağını haber vermişlerdi.

"Yunanlılar saldırmak için kararlılar."

"Burada çok şiddetli bir harp olacak Allah-u âlem. Ama Yunanistan'la şöyle olacak:

Onların füzeleri var, Türkiye'de de füze var, kimse bilmiyor. Ağır füzeler var. Orada kullanılacak füzeyi gözümle görür gibiyim." (2006)

•

Bu ay içerisinde başlayacak olan Ramazan-ı şerif ayınızı tebrik eder, tüm İslâm âlemi'ne hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ederiz.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |