Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.
Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

Dünyanın son zamanında; dinsizliğin, ahlâksızlıkların her türlüsünün son haddine vardığı, bilhassa Deccâl'den daha beter olan sapıtıcı imamların türeyip, din-i İslâm'ı aslından çıkarmak istedikleri bir anda, Allah-u Teâlâ İslâm dinini kuvvetlendirmek, halkı imana dâvet etmek için bir dâvetçi gönderir.

İşte bu davetçi, Evliyâullah Hazerâtı'nın haber verdiği bu büyük Zât-ı âli, Hatmü'l-Evliyâ olan zât geldi, irşadını yaptı, kendisi ile Hazret-i Mehdî arasındaki fetret devrini atlatabilmeleri için müslümanlara eserlerini, hakikati miras bırakarak bu şehadet âleminden ahiret yurduna irtihal etti. Ancak irşadı ve tasarrufu devam ediyor.

Bu Zât-ı âli'nin beyanlarına baktığınızda hemen hepsinin bu müzayakalı devirlere hitap ettiğini, bu beyanların bugün ortaya çıkan fitnelere karşı imanı, hayatı ve vatanı kurtardığını görürsünüz.

Yaşadığımız her günün; bu Zât-ı âli'nin hayat-ı saadetlerinde çok iyi anlaşılamayan bazı beyanlarını âdetâ tefsir ettiğini, o gün söylediklerinin bugün zâhir olduğunu, bu beyanların bugünleri görüyormuşçasına yapıldığını ve daha birçok mevzunun, hadisâtın satırlar arasında olduğunu görürsünüz.

Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri her biri bir isimle ortaya çıkan, imana ve İslâm'a ihanet eden, dinde ve vatanda bölücülük yapan sahte müslümanları, sahte şeyhleri, âhir zaman âlimlerini isim isim ifşa ettiler. Müslümanları imanlarını korumaya, "İlâhî Görüş Birliği"ne davet eden; din ve vatan için mücadele uğrunda eserler neşrettiler.

İnsanlar o gün bu Zât-ı âli'yi anlamakta zorlandılar. Oysa bugün söyledikleri bir bir ortaya çıkıyor. Devlet bu bölücü grupların zararından korunmanın çaresini arıyor. Halk bunların tasallutundan kurtulamaya çalışıyor. O gün beyanlarına kulak verilseydi, bu kadar büyük sıkıntılar çekilmemiş olurdu.

"Eserlerimiz incelendiğinde siyasi hiçbir şey bulamazsınız. Gayemiz İslâm'dır, isim değil, muradımız Hazret-i Allah ve Resul'üdür, bölücülerden herhangi biri değil.

Bizim bütün gayemiz budur, Allah ve Resul'üdür, Hazret-i Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaktır.

"Taraftarımız çok olsun!", "İktidar bizim olsun!" diyenlerden; kendisini mehdi ilân edenlerden; dünya saltanatı için İslâm dininin hükümlerini ortadan kaldırmaya çalışanlardan; dünya menfaati için, onun, bunun veyahut yabancıların adamı olanlardan değiliz." ("Hâin Tezgâh", s. 106-107)

Halbuki bugün dikkat ederseniz; kiminin cemaat, kiminin tarikat adı altında faaliyet gösteren birçoklarının dünya saltanatı, maddi menfaat, nefsanî arzular ve hatta devlet kademelerini ele geçirmek için çalıştıklarını görürsünüz.

İşte bu gibi güruhlar bu Zât-ı âli'yi hâlâ karalamaya devam etmek, eserlerinin yayılmasını engellemek istiyorlar. Devletin, basının, belediyelerin içine sızmış adamlarını kullanmak istiyorlar.

Bu durum bu Zât-ı âli her ne kadar vefat etmiş olsa da irşadlarının devam ettiğinin, bu gibi kimselerin bu irşaddan hâlâ tedirgin olduklarının en büyük delilidir.

Allah-u Teâlâ Hadis-i kudsî'de şöyle buyurmuştur:

"Velilerimden birisine düşmanlık eden kimseye ben harp ilân ederim." (Buharî. Tecrid-i Sarih: 2042)

Bu âli zâta düşmanlık edenlerin, iftira atanların her birisi ne durumlara düştü, daha da başlarına gelecekleri Allah bilir. Çünkü Hazret-i Allah'ın mahrem-i esrarı olan Evliyâullah Hazerâtı'na düşmanlık edenler, iftira ile yalan ile incitip üzenler Hazret-i Allah'a harp açtıklarını bilsinler.

•

Bu ay içerisinde idrak edeceğimiz mübarek "Miraç ve Berat Kandilleri"nizi tebrik eder, tüm İslâm âlemi'ne hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ederiz.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |