Felâk Sûre-i Şerif'i (1)

 

Ekim 2017
Hakikat Aylık İslâm Dergisi
s. 31

 

Sûre-i Şerif'in Takdimi:

 

Mekke-i mükerreme döneminde nâzil olmuştur. Beş Âyet-i kerime, yirmi kelime ve kırk yedi harften müteşekkildir.

İlk Âyet-i kerime'de geçen ve: "Ağaran sabah" mânâsına gelen "Felâk" kelimesi bu Sûre-i şerif'e isim olmuştur.

"Nâs" Sûre-i şerif'i ile birlikte "Muavvizeteyn" adıyla; "İhlâs" ve "Nâs" Sûre-i şerif'leri ile de birlikte de "Muavvizât" adıyla anılır.

"Muavviz", sığındırıcı demektir. Bu Sûre-i şerif'lerin başında insanların, cinlerin ve bütün mahlûkâtın şerlerinden Allah-u Teâlâ'ya sığınmak emrolunduğu için onlara bu isim verilmiştir.

•

Ukbe bin Âmir -radiyallahu anh-den rivâyet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuştur:

"Bana öyle bir takım âyetler indirildi ki, benzerleri aslâ görülmüş değildir. Bunlar Muavvizeteyn'dir." (Müslim: 814)

•

Ebu Saîd el-Hudrî -radiyallahu anh-den rivâyet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- cinlerden ve insanın göz değmesinden çeşitli duâlar okuyarak Allah'a sığınırdı. Muavvizeteyn (Felâk ve Nâs sûreleri) nâzil olunca bu iki sûreyi esas aldı, diğerlerini terketti." (Tirmizi: 2059)

Hazret-i Âişe -radiyallahu anhâ- Vâlidemiz buyururlar ki:

"Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- her gece yatağına girdiğinde iki avucunu birleştirip sonra onlara üfler, daha sonra avuçlarının içlerine doğru 'Kul hüvallahu ehad', 'Kul eûzü birabbi'l-felâk', 'Kul eûzü birabbi'n-nâs' sûrelerini okur, meshederdi. Şöyle ki, avuçlarını önce başına, sonra yüzüne, sonra da vücudunun ön kısmına, daha sonra da vücudunun erişebileceği yerlere sürerdi ve bunu üç kere tekrar ederdi." (Buhârî - Müslim)

•

Bir başka rivayette ise Hazret-i Âişe -radiyallahu anhâ- Vâlidemiz şöyle buyururlar:

"Resulullah Aleyhisselâm her hastalığında bu sûreleri okuyup aynı şekilde eliyle vücudunu meshetmek itiyadında idi. Son hastalığına tutulduğunda ben de kendisine aynı şekilde nefes etmeye ve mübarek eline üfleyip kendi eliyle vücudunu meshetmeye başladım." (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 1664)

•

Ukbe bin Âmir -radiyallahu anh-den gelen bir rivâyette Resulullah Aleyhisselâm'ın kendisine şöyle buyurduğu beyan edilmiştir:

"Ey Ukbe! Sen mümkün oldukça Felâk sûresini oku! Zira Allah'a bu sûreden daha sevimli gelen ve daha beliğ olan hiçbir sûre okuyamazsın." (Müsned)

Yine aynı zât Resulullah Aleyhisselâm'ın her namazın arkasından Muavvizeteyn'i okumasını kendisine emrettiğini söylemiştir. (Ebu Dâvud)

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |