Sular Isınıyor, Ateş Yaklaşıyor!

 

Şinasi Çapa – Eylül 2017
Hakikat Aylık İslâm Dergisi
s.44-45

 

Düşman hem içten hem de dıştan alabildiğince saldırıyor.
Bunların hepsini aşacak güç ve kabiliyetteyiz.
Her türlü hazırlığı yapmak ve ona göre hazırlanmak gerekiyor.

 

Dünya ihtiyarladı, artık büyük sona doğru yaklaşılıyor.

ABD'nin küresel emperyalist ağalığının sonu gelirken dünya büyük bir ateş çukuruna düşmek üzeredir.

Dünya milletleri kendilerini idare eden kodaman takımı yüzünden savaşın pençesine itiliyor. Para baronları, üst akıl ve özellikle ABD'nin iplerini elinde bulunduran Yahudi zihniyeti böyle bir akıbeti kendi milli ve dini emelleri için zaruri görüyor.

Değişen ve gelişen yeni dengeler ABD ve Batılı yandaşlarının uykularını kaçıracak boyuttadır. Atlantik yapılanmasının yerini Avrasya Ülkeleri almaya başlamıştır. Çin başta olmak üzere Hindistan'ın yükselen grafiği, Rusya'nın yeni hamleleri, Enerji kaynakları üzerinde gözle görülür oyunlar ve devletlerin yeni yerlerde bulunma çabaları bütün dünyanın eksenini derinden etkileyecek boyuta ulaşmıştır. Bu sancıların sonunda 3. büyük kıyım savaşı 'geliyorum' diyor.

ABD, Afganistan'ın Kandahar şehrine 'Nükleer olmayan en büyük bombayı' atıyor. Japonya ve Hindistan Hint-Asya Pasifik bölgesinde Çin'e karşı ortak tatbikat yapıyor. Kuzey Kore'nin füze denemeleri ABD'ni çileden çıkarıyor. Kuzey Kore'ye karşı ABD, Güney Kore ve Japonya ile birlikte B-IB Bombardıman uçakları ile güç gösterisinde bulunuyor. ABD'nin Cumhuriyetçi Senatörü Graham; "Bir savaş çıkarsa bu orada olur. Binlerce kişi ölecekse orada ölür. Trump bunu yüzüme karşı söyledi." diyor. Bütün bunlar olurken; Çin Devlet Başkanı, "Savaşa hazırız" diyor. Görülüyor ki ordular hazır!

Çin-Hindistan, Bhutan adındaki küçük ülke toprakları için savaşın eşiğine gelmiş bulunuyor.

ABD, daha önce Güney Kore'ye yerleştirdiği THAAD adındaki Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemini, bu defa Alaska'da test ediyor.

Çin Devlet Başkanı "Tarihimizin en güçlü ordusunu inşa etmemiz gerekiyor." diye konuşuyor.

Güney Kore kendi nükleer silahlarını üretmenin zamanı geldiğini söylüyor. İngiltere Dışişleri Bakanı ülkesine ait iki yeni Uçak Gemisi'ni Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı sularda seyrüsefer özgürlüğünü denetlemek üzere bulundurduklarını söylüyor.

ABD Pasifik Filosu Komutanı "ABD Başkanı D. Trump'ın emretmesi halinde gelecek hafta Çin'e nükleer bir saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği" sorusuna; "Bu sorunun yanıtı 'Evet!' olacaktır." diye cevap veriyor.

Rusya, askeri tatbikat ve gösterilerle güç gösterisi yapıyor. Çin ve Rusya, Baltık Denizi'nde ilk defa birlikte bir askeri tatbikat gerçekleştirirken NATO Gürcistan'da tatbikata başlıyor.

Rusya ile Ermenistan askerî birlik için anlaşma yapıyor. Ermenistan ordusu Azeri topraklarını top atışına tutuyor. Ermenistanlı komutan Garabedyan; "Ermenistan Türkiye'yi işgal ettiğinde S-400 işe yaramayacak. Bu durum işimizi zorlaştırmaz. Türkiye eninde sonunda parçalanacak. Bunu önleyemeyecekler. Ermenistan bu işi gerektiği biçimde halledecek." diyebiliyor.

Suriye'de büyük bir iç savaş yaşanıyor. PYD ABD tarafından piyon olarak kullanılıyor. Ortadoğu yine savaş ve yıkımı yaşamaya devam ediyor.

ABD Senatosu, Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yeni yaptırımlar öngören yasa tasarısını kabul ediyor.

"Venezuela'dan Brezilya'ya, Katar'dan son olarak Pakistan'a, şekillendirilmeye çalışılan 'küresel düzen'i sorgulayan, bunun bir parçası olmak istemeyen veya kendi yolunu çizmek isteyen ülkelerin başına gelmedik kalmıyor. Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Yemen, Kuzey Kore gibi kriz noktaları oluşturularak, bu noktalar üzerinden o coğrafyalardaki ülkelere askeri ve siyasi operasyonlar düzenleniyor. ... Türkiye'nin caydırıcılık gücünü daha da perçinlememiz gerekiyor." (Kerem Alkin, 31.07.2017)

Ortadoğu, Balkanlar, Karadeniz, Kafkaslar, Kuzey Afrika, Orta Asya coğrafyalarındaki değişmelerin, gelişmelerin merkezindeki ülke Türkiye'dir. İçimizde milli birlik, beraberlik ve bütünlük, daha sıkı kenetlenme, ülkemiz ve milletimizin bekası için hayati önem taşıyor. Tarihi misyonumuzu hatırlayan ve hayata geçirecek kabiliyette bir gençlik yarınki dünyanın kurucuları arasında rahatlıkla yer alabilir. Düşman hem içten hem de dıştan alabildiğince saldırıyor. Bunların hepsini aşacak güç ve kabiliyetteyiz. Her türlü hazırlığı yapmak ve ona göre hazırlanmak gerekiyor.

"Önümüzde öyle büyük fırtınalar var ki hiçbir şey kalmayacak. Biz hazır olalım. İmanla göçmek için çareler arayalım. Onun için cihat yolunda bulunalım. O'nun yolunda olalım, O'nun yolunda ölelim."

 

 

Dost ve Kardeş Ülke
Pakistan'ın Başı Sıkıntıda!

 

İslam ülkeleri içinde stratejik konumu, iktisadi durumu ve 2oo milyonluk nüfusu ile Pakistan çok önemli bir yer tutmaktadır. Pakistan Asya'nın en güçlü Müslüman ülkesi durumundadır.

Ne yazık ki bu dost, kardeş ülke yabancıların müdahalesi ile çalkantılar yaşamakta, kaosa sürüklenmek istenmektedir. Özelde Pakistan, genelde bütün İslam ülkeleri büyük bir tehdit ve tehlikenin içinde bulunuyor. İslam'ın mukaddes değerleri başta Kudüs ve Mescid-i Aksa olmak üzere saldırı altına alınmıştır. Batılıların ipini elinde bulunduran ve 'Üst Akıl' diye tanımlanan Yahudi-Siyonist güç, saldırıların merkezine Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerini oturtmuştur.

Türkiye'de oynanan oyunlar, FETÖ tezgâhının bir benzeri Pakistan'da da oynanmaktadır. Amerika'nın, NATO'nun, Batı'nın, Siyonistlerin çocukları devrede, üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışıyorlar!.

Batılılar Pakistan'ın nükleer gücünden dolayı bu ülke üzerinden baskılarını hiç eksiltmemişlerdir.

Pakistan Anayasa Mahkemesi, yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle Başbakan Navaz Şerif'i görevden almış ve ömür boyu siyasetten men kararı vermiş, başbakan da görevinden istifa ettiğini bildirmiştir.

Bu olayın ardında Amerika'nın olduğu açık bir gerçektir. Avrasya Birliği yolunda Çin ve Hindistan ile birlikte hareket etmeye başlayan Pakistan'ın bu yeni hamlesi Batıyı ürkütmüştür.

Navaz Şerif iktidarında en önemli gelişme olarak Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru projesi hayata geçirilmiştir. Çin ticaret ürünlerini Pakistan'ın Gwadar Limanı'ndan ihraç edecek, hem Çin hem de Pakistan büyük kazanç elde edecekler. Çin ile askeri işbirliğini tarihinin en yüksek noktasına taşımıştı. Pakistan Çin desteği ile savaş uçağı üretmeye başladı. Yine bu yıl Hindistan'la birlikte Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) katıldı. Keşmir sorununu Hindistan ile birlikte barış yoluyla çözme kararı alındı. Katar krizinde Türkiye ve İran ile birlikte hareket ederek, Türkiye'nin Katar'a asker göndermesine destek vermiştir. Ayrıca 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ bağlantılı isimleri Türkiye'ye iade eden ilk ülke oldu.

Pakistan'da kriz ilk olarak 6 Nisan 2016'da meşhur 'Panama Belgeleri'nin yayınlanmasıyla patlak verdi. Bu belgelere göre Şerif'in çocuklarının bazı şirketler aracılığı ile Londra'dan 13.8 milyon dolar değerinde emlak satın aldıkları iddia ediliyordu. Belgelerin sızdırılması Soros'un Açık Toplum Vakfı aracılığı ile olmuştu. Amerikan Uluslararası Kalkınma Ajansı da yardımcı olmuş, düğmeye o zaman basılmış ve Şerif'in ipi çekilmişti.

Bu krizden üç hafta önce Suudi Arabistan öncülüğündeki 'Teröre karşı İslam İttifakı'nın komutanı olan Pakistan eski Genelkurmay başkanı Orgeneral Rahel Şerif özel bir uçakla Pakistan'a gelmiş, bazı Suudi yetkililer de ona eşlik etmişti. Orgeneralin gelişi sürpriz bir şekilde Navaz Şerif'e yönelik soruşturmayla aynı zamana denk geldi!

Pakistan'da kriket oyuncusu İmran Han ve ülkenin FETÖ'sü olarak bilinen ve tamamen Batının adamı olan Tahir'ül Kadri isimli şahıs bu dost ve kardeş ülkenin altını oyan oyunculardan ikisidirler. Müşerref ve destekçisi muhalefet liderleri Şerif'in gidişinden memnun olmuşlardır.

"Mısır, Brezilya, Pakistan: Emperyalizm bi'tek Türkiye'de başaramadı...

Pakistan'ın, 9 Haziran 2017'de Hindistan ile birlikte Şangay İşbirliği Örgütü tam üyesi olmasından hemen sonra, Avrasya için bu son derece stratejik adımı atmış olan Başbakan Navaz Şerif'in bir "yargı darbesiyle" görevden uzaklaştırılıp, ömür boyu siyaset yasağı ile karşılaşması bir "tesadüf" veya sürmekte olan bir "yolsuzluk" davasının doğal sonucu olarak görülebilir mi, hayır!.. ... kendisini deviren General Pervez Müşerref'i, anayasayı çiğneme suçundan mahkemeye sevk eden bir siyasetçi. ... Kendisinden hesap sorulmasından hoşlanmayan ordunun, seçilmiş başbakana karşı muhalefet gösterilerinin yanında yer aldığı, Anayasa Mahkemesi'ne de "bitirin şunun işini" baskısı yaptığı biliniyordu, yargıçlar kendilerine verilen görevi yaptılar!..

... Kuşkusuz, Şerif'in tek "suçu"(!) Şangay'a tam üye olmak değildi, 15 Temmuz sonrasında Türkiye'deki demokratik direnişin yanında yer almış ilk dünya liderlerinden biriydi, son Katar Krizi'nde ... konumunu Türkiye'ye yakın bir noktada belirlemişti... ... Pakistan, nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke olarak, neo-con/siyonist lobinin hedefindeki bir ülkedir. Amaçları, etnik-dini "suni gerginlikleri" yükseltilmiş Pakistan'ı parçalayıp, parçalanma sürecinde müdahale ederek nükleer silahlarına el koymaktır. Başlatılan operasyonun hedefi budur. ..." (Ardan Zentürk, 31.07.2017)

Gönlümüz Pakistanlı kardeşlerimizin huzur ve saadeti için dua ediyor, ülkenin her türlü fitne, fesat, bela ve savaşlardan azade yaşamasını arzuluyor. Hazret-i Allah küffara fırsat vermesin. Amin.

 

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |