Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.
Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

Nasihat; çok şümullü, dünya ve ahiret iyiliklerini toplayıcı bir kelimedir. Nasihat, dinin direği ve temelidir.

Kişiyi müşkül durumdan kurtarmak, en az sözle en kestirme yolla en doğruyu tarif etmek ve onu Hakk'a yöneltmek, Hakk'a ulaştırmaktır.

Temüm'üd-Dârî -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

"Din nasihattir." buyurdular.

Ashâb-ı kiram:

"Yâ Resulellah! Kimin için nasihat?" dediler.

Buyurdu ki:

"Allah için, Allah'ın kitabı için, Resul'ü için, müslümanların imamları ve bütün müslümanlar için." (Müslim: 55)

Cenâb-ı Allah Kur'an-ı kerim'inde şöyle buyuruyor:

"Siz beşeriyet için meydana çıkartılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız." (Âl-i imrân: 110)

Hakk ve hakikattan gafil, ahiret yolculuğunu düşünmekten habersiz olanları ikaz edip uyandırmaya, kalpleri nûrlandırmaya gayret etmelidir. Çünkü bu vazife yapıldığı zaman ancak insanlar kötülüklerden sakınır, hidayet yolunu tutar.

Hiçbir peygamberin ümmeti Vâris-i Enbiyâ mertebesine nâil olamamıştır. Yani hiçbir peygamberin ümmetine "Emr-i bi'l-ma'rûf nehy-i ani'l-münker = İyiliği emir, kötülükten nehiy" vazifesi verilmemiştir, ancak bu vazife ümmet-i Muhammed'e tevdî ve ihsan buyurulmuştur.

Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:

"Rabb'inin yoluna hikmetle, güzel öğüt ve nasihatla dâvet et." (Nahl: 125)

Allah-u Teâlâ hikmeti lütfedecek ki kişi hikmetle konuşsun. O'nun hikmet vermediği kimse hikmetle konuşamaz. Hikmet peygamberlere, sıddıklara ve sâdık âlimlere verdiği bir sırdır.

Dinin, muhabbetin, sohbetin takviyesi kurumuş ağaca su vermeye benzer. Onun için hayırlı sohbetler, imanın neşvünemâ vermesi için faydalıdır.

Şâh-ı Nakşibend -kuddise sırruh- Hazretlerimiz, "Bizim yolumuz sohbet yoludur." buyurmuşlardır. Çünkü sohbetin fazileti bütün faziletlerin ve kemâllerin üstündedir.

Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri de "İnsan sohbet ile yetişir." buyurmuşlardır.

Onların sohbetleri yakınlık makamından doğar ve âli makamlardan süzülerek gelir. Kalplerinin üzerinde perde yoktur. Allah yolunda köprü mesabesindedirler. Sohbet ve nazarları feyz kaynağıdır, kalp hastalıklarına şifadır. Söylediklerini görerek, bilerek ve yaşayarak söylemişlerdir.

İşte onlar Allah ve Resul'üne davet ederler. Gönüllere Allah ve Resul'ünün muhabbetini sokmaya gayret ederler. İnsanları arındırıp rızâ yolunda birleştirmeye çalışırlar.

Bugün insanlık âlemi küfür deryasında boğuluyor. Hazret-i Allah bize bir nûr bahşetmiş. Mümkün olduğu kadar Allah'ımızın nûrunu yaymaya çalışalım. Etrafımızı zindanda bırakmayalım.

Bizim bütün gaye ve gayretimiz iman kurtarma çabasıdır.

Nasibi olan içeriye girer, fakat biz bu çaba içinde olacağız.

Sen vazifeni yap. Belki senin delaletinle bir kişiye hidayet bahşeder de, o kişi zandan, vehimden kurtulur. "Bilmiyor" bilse yapacak. Madem ki Hazret-i Allah sana bildirmiş, sen de ona bildir. Bu nimetin şükrünü böylece eda et. Hizmetin kârı budur.

Hâlin güzel olacak, kâlin güzel olacak, fiilin güzel olacak, giyinişin güzel olacak, bilhassa istikametin güzel olacak. Hiçbir söz söylemesen bile, karşıdaki baktığı zaman ibret alacak, yolunu düzeltecek.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |