Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

Kur'an-ı kerim'de bir çok Âyet-i kerime'lerde; yerdeki ve gökteki, canlı cansız her şeyin Allah-u Teâlâ'yı tesbih ettiği haber verilmektedir:

"Yedi gök ve yer, bir de bunların içinde bulunanlar Allah'ı tesbih ve tenzih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O'nu hamd ile tesbih etmesin. Fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O halim olandır, çok bağışlayandır." (İsrâ: 44)

Tesbih; kulun îlahî buyruklara baş eğerek, Allah-u Teâlâ'yı her türlü noksanlıklardan, beşeri sıfatlardan tenzih etmesi ve kemal sıfatlarıyla O'nu övüp tâzimde bulunmasıdır.

Tesbih, tevbenin anahtarıdır, hatta özüdür. Allah-u Teâlâ'yı tesbih etmek günahların bağışlanmasına vesiledir.

Âyet-i kerime'lerde tesbih, sarih olarak emredilmektedir:

"Çok büyük olan Rabb'inin ismini tesbih et." (Vâkıa: 74 ve 96)

"O çok yüce Rabb'inin ismini tesbih et!" (A'lâ: 1)

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu Âyet-i kerime'ler nazil olunca rükuda "Sübhane Rabbiyel Azîm", secdelerde ise "Sübhane Rabbiyel A'lâ" denilmesini beyan buyurmuşlardır. (Ahmed bin Hanbel)

Tesbih nasıl ki İlâhi bir emirse, zikrullahta öyle ilâhi bir emirdir.

Hakk Celle ve Alâ Hazretleri:

"Benim zikrim için namaz kıl!" (Tâhâ: 14)

Âyet-i kerime'si ile namazı emretmiş olduğu gibi:

"Ey iman edenler! Allah'ı çok çok zikredin." (Ahzâb: 41)

Âyet-i kerime'si ile de kendisini zikretmeyi emretmiştir. Namaz da ilâhî bir emirdir, zikrullah da ilâhî bir emirdir.

Kur'an-ı kerim'de diğer ibadetler için "Çok çok namaz kılınız!", "Çok çok oruç tutunuz!" gibi ifadeler olmamasına karşılık "Allah'ı çok çok zikrediniz!" gibi ifadelerin bulunması, zikrullahın ne kadar önemli bir ibadet olduğunu göstermeye yeterlidir.

Âyet-i kerime'de:

"Zikrullah elbette en büyük (İbadet)tir." buyuruluyor. (Ankebût: 45)

Zikrullahtan daha büyük bir şey yoktur.

Zikrin mânâsı, Allah-u Teâlâ'nın yüceliğini meth-ü senâ etmek maksadı ile dilden ve gönülden gelen güzel kelimelerle anmak demektir.

Zikrullah; mârifetullah yolunun esası, kâlbin ve ruhun kavuşturucusu, imanın alâmeti, ibadetlerin özüdür.

Zikrullah; kâlplerin nûru, ruhların huzurudur. Gözlerin cilâsı, her derdin devâsıdır.

Zikrullah; kâlbe itminandır, enistir, en iyi arkadaştır.

Zikrullahla meşgul olmak, kâlbin düzelmesinin aslıdır. Geceleri zikrullahla ihyâ etmek, amellerin üstünü, hallerin en güzelidir.

Zikrullah ile gönül mâsivâdan, her türlü pisliklerden temizlenir. Zikrullahla kâlbi mâmur olanın iş ve ahlâkı güzel olur.

Zikri Allah olanın fikri de Allah olur. Zikrullaha devam Allah dostlarının âdetidir, Allah-u Teâlâ'nın bir nimetidir. Hakk'ı zikredeni Hakk da zikreder.

Allah-u Teâlâ Mâide sûre-i şerif'inin 91. Âyet-i kerime'sinde zikrullah ile namazı ayrı ayrı beyan etmiştir:

"Şeytan, içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi zikrullahtan ve namazdan alıkoymak ister."

Bir Âyet-i kerime'sinde de şöyle buyuruyor:

"Namazı bitirdiğiniz zaman, ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken de Allah'ı zikredin." (Nisâ: 103)

Bu emre uyan ve gereğini icrâ edenler Hakk'ın sevgisini kazanırlar.

Diğer bir Âyet-i kerime'de ise şöyle buyuruluyor:

"Sabah akşam Rabb'inin ismini zikret!" (İnsan: 25)

İslâm dininin tevhid akidesini hülâsa eden "Lâ ilâhe illâllah" zikr-i şerif'ini söylemeye tehlil, "Allah-u Ekber" lâfzâ-i celîlini söylemeye de tekbir denir.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde buyurur ki:

"Bil ki Allah'tan başka ilâh yoktur." (Muhammed: 19)

Tapılacak, ibadet yapılacak, kulluk edilecek, mabud tanınacak başka hiçbir mabud yoktur, yalnız ilâhlık kendisinin hakkı olan Allah vardır.

•

Bu ay içerisinde idrak edilecek olan mübarek "Berat Kandili"nizi tebrik eder, Cenâb-ı Hakk'tan tüm İslâm âlemine hayırlara vesile olmasını niyaz ederiz.

Bâki esselamü aleyküm ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |