İSLÂM İLMİHALİ

İstibrâ ve İstinca

 

Küçük abdestten sonra sızıntı ve akıntıdan kurulanmaya "İstibrâ", büyük abdestten sonra temizlenmeye de "İstinca" denir.

Büyük abdestten sonra tam emniyet hâsıl oluncaya kadar su ile temizlenmek ve kurulanmak lâzımdır. Su bulunmadığı yerde temiz taş parçası veya sert toprak parçası ile istinca yapılabilir.

Küçük abdestten sonra, kalan yaşlığı giderip kurulamak da vâciptir. Abdest alırken veya aldıktan sonra gelen akıntı abdesti bozar, namaz da sahih olmaz. Diyebilirim ki bugün insanların yüzde doksanı, buna dikkat etmediklerinden abdestsiz namaz kılıyorlar. Bunu bizzat kendiniz tecrübe edin. Deneyin ki, kalbiniz mutmain olsun. Bardağı doldurup boşalttıktan sonra nasıl ki damla damla su akıyorsa, küçük abdestten sonra da mutlaka bir akıntı olur. İşte bu akıntı abdesti bozar. Kişinin abdestsiz namaz kılmasına sebep olur.

Bunun içindir ki bu husus üzerine dikkatlice eğilmek gerekiyor. Biraz oturmak, bir kaç adım yürümek, pamuk koymak, ıkınmak... gibi usullere başvurulur. Beş, on veya onbeş dakika kadar idrar kesintisi beklenir. Yine de kontrol şart, taharet lâzım. Kesilmiş olduğuna iyice kanaat getirmeden, abdest almamak gerekiyor.

Diğer taraftan kabir azabının çoğunun idrar sıçramasından, küçük abdest temizliğine dikkat etmemekten doğacağını Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde beyan buyuruyorlar:

"İstibrâ husûsunda takvâ üzere olunuz. Zira kabirde birinci muhasebe idrardan taharet hakkındadır." (Camiussağir)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir defasında kabristan yanından geçerken kabirdeki iki kişinin sesini işitince;

"Bunlar azab görüyorlar. Hem de azab görmeleri kendilerince büyük bir şeyden değil. Evet günahları büyüktür. Birisi idrardan sakınmaz, taharetlenmezdi. Diğeri de iki kişinin arasını bozmak için söz taşırdı." buyurdular. (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 163)

Kadınlar için bu daha mühimdir, namaz vakitlerinde değiştirmek üzere iki parmağı aşmayacak şekilde mutlaka emici bir bez koymalıdırlar. Fakat bu bezin ucunun görünmemesi lâzımdır. Bezin ucu dışarıya sarktığı zaman akıntı hududu aşar ve abdesti yine bozar.

 

Tuvalet Âdâbı:

• Tuvalete sol ayakla girilir ve sağ ayakla çıkılır.

• Girmeden önce Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in okuduğu şu duâ okunur:

"Allah'ım pislikten ve (cin-şeytan gibi) kötü yaratıklardan sana sığınırım." (Buhârî)

Çıkarken de şu duâ okunur:

"Eziyet ve sıkıntıyı giderip bana âfiyet veren Allah'a hamdolsun." (Tirmizî)

• İçeri girdikten sonra avret yerleri ayakta açılmaz, otururken açılır ve sol tarafa meyledilir. Açık arazide gözden uzaklaşılır veya bir şey örtünülür.

• Ceplerde Âyet-i kerime yazılı sayfa veya Kur'an-ı kerim'den bir şey varsa çıkarılır.

• Büyük abdest bozduktan sonra çıkış yerini yıkamak vâciptir. Cünüplükten, hayız ve nifasdan sonra guslederken ön ve arkayı yıkamak da böyledir.

Sadece küçük abdest bozulursa tenasül âletini yıkamak müstehaptır.

• Temizlenmek su ile olur ve sol el ile yapılır. Bir özür bulunmadıkça sağ el kullanılmaz, mekruhtur.

• Temiz taşla veya sert toprak parçası ile temizlenmek mümkündür. Su bulunmadığı veya su bulunduğu halde önce taşla üç defa silinip sonra su ile yıkamak efdaldir. Necis şeylerle temizlik yapılmaz. Bunun gibi kemik, insan ve hayvan yiyecekleri, kömür, kireç, cam, bez... gibi şeylerle temizlenmek mekruhtur.

• Tuvalette konuşmak, Allah'ı zikretmek, verilen selâma karşılık vermek, aksıranı ve okunan ezanı cevaplandırmak mekruhtur. Kendisi aksırdığı takdirde içinden hamdeder, dili ile söylemez.

• Başın kapalı olması da âdâbdandır.

• İhtiyaçtan fazla beklememeli, avret yerine ve çıkan pisliklere bakmamalı, içeride sümkürmemeli ve tükürmemelidir.

• Durgun veya akar sulara, çeşme ve su kenarlarına, ağaç altlarına, gölgelik yerlere, yol üzerine, mescid civarına, mezarlığa, karınca ve benzeri böceklerin yuvalarına küçük abdest bozmak mekruhtur.

Yerde ve duvarlarda bulunan deliklere küçük abdest bozmaktan kaçınmalıdır.

• Bir özürü yokken ayakta abdest bozmak mekruhtur.

• İnsanların görebilecekleri bir yerde istibra yapmak edebe aykırıdır.

• Hasta olan bir adamın hanımı veya hasta olan bir kadının kocası yoksa istinca terkedilir.

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |