191. sayımızın kapağı

HAKİKAT'te Bu Ay:


TAKDİM


BAŞYAZI

Kelime-i Tevhid İki Rükun İle Tamamlanır.
“Lâ İlahe İllallah, Muhammedün Resulullah.” Birisini Söyleyip Birisini Söylemezse İman Etmiş Olmuyor.

Resulullah Aleyhisselâm Şöyle Buyuruyorlar: “Varlığım Kudret Elinde Bulunan Allah’a Yemin Ederim ki; Bu Ümmetten Yahudi Olsun Hıristiyan Olsun, Kim Benim Peygamberliğimi Duyar da Benim Getirdiğime İman Etmeden Ölürse Mutlaka Cehennemliklerden Olur.” (Müslim: 153)

Binaenaleyh, Her Kim Resulullah Aleyhisselâm’a ve Onun Getirdiğine İman Etmez Veya Hafife Alır Yahut İnkâr Ederse İslâm Dairesinden Çıkar, Küfre Kayar!

Allah-u Teâlâ Âyet-i Kerime’lerinde Şöyle Buyuruyor:

“O Halde Kendi Hayrınıza Olarak Hemen Ona İman Edin!” (Nisâ: 170)

“Müminler Ancak O Kimselerdir ki, Allah’a ve Resul’üne İman Etmişlerdir.” (Nûr: 62)

“Kim Allah’a ve Resul’üne İman Etmezse, Bilsin ki Biz Kâfirler İçin Çılgın Bir Ateş Hazırlamışızdır.” (Fetih: 13)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- En Büyük Nimettir
Kelime-i Tevhid; “Muhammedün Resulullah” Demekle Tamamlanır
Bütün Ümmetler Resulullah Aleyhisselâm’a İman ile Mükellef Tutulmuşlardı
Allah-u Teâlâ, Resul’ünü Kabul Etmeyen Kâfirlere Rahmet ve Merhametle Bakmaz
Küfür Mektebi
Dünyada İken, Kim Kime Tâbi Olmuşsa, Ahirette Onun Bayrağı Altında Bulunacaktır
İyilere Tâbi Olanların Ahiretteki Saâdetleri
Kötülere Tâbi Olanların Ahiretteki Felâketleri
Bir Müslümanın En Büyük, En kıymetli Varlığı İmanıdır
“Nûr”a Tâbi Olanlar, “Nâr”da Kalanlar
Ashab-ı Kiram -radiyallahu anhüm-ün İman ve Teslimiyeti, Bugünkülerin Durumu
Allah İçin Sevmek, Allah için Buğzetmek İmanın En Sağlam Kulpudur
Allah ve Resul’ünü Tercih Etmek Hakiki Müslümanların Vasfıdır
Resulullah Aleyhisselâm’a Yapılan İman, İtaat ve Teslimiyet Allah-u Teâlâ’ya Yapılmış Demektir
İman
Küffar İslâm’ı Yoketmek İçin Resulullah Aleyhisselâm’ı Karalamaya, Onu İnsanların Gözünde Küçük Düşürmeye Çalışıyor
Küffar 300 Yıldır Kimleri Destekliyor?
Ehl-i Kıble’ye Kâfir Denilir mi?
Kelime-i Şehadet Getirdiği ve Namaz Kıldığı Halde Küfre Kayanlar
Elfâz-ı Küfür (Küfre Sebep Sözler)
Bugünkü Küfrü Hoş Görenlerin Durumu
Hak İle Bâtılı Karıştırmaya Çalışanlar, “Hoşgörü” Kelimesinin Anlamını Karıştırmakla İşe Başladılar
İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin Bunlara Verdiği Cevap

/ İsmail Yavuz

İnşirâh Sûre-i Şerif'inin Tefsiri (1)

Şânı Yüce Peygamber


Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm

Abdullah bin Selâm -radiyallahu anh-

Abdullah bin Selâm -radiyallahu anh-, Medine yahudilerinin ileri gelenlerinden ve meşhur âlimlerindendi. Adı Husayn iken, müslüman olunca Resulullah Aleyhisselâm adını Abdullah olarak değiştirmişti.


EVLİYÂ-İ KİRAM -kaddesallahu Esrârehüm- Hazerâtı'nın "Hâtemü'l-Evliyâ" Hakkındaki Beyan ve İfşaatları (112)

Abdülgânî en-Nablûsî
-kuddise sırruh-


Allah-u Teâlâ'nın Sevgililerinin İfşaatlarına İzah ve Açıklamalar (47)

Seyyid Abdülkâdir Geylânî -kuddise sırruh- (4)

"Neleri görmez ve neleri müşâhade etmezsin ki? Ve bâtın gözlerine o İlâhî sürme çekilince ne müşâhadeler olmaz ki!.. Yeter ki o sürme bir defâ mânâ gözüne çekilsin…"


Tasavvuf'un Aslı Hakikat ve Marifetullah İncileri

Mucize-Keramet-İstidrac

Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:
"Gönderilen peygamber kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti: 'Mutlaka kendilerine yardım edilecektir.'" (Saffat: 171-172)


İSLÂM İLMİHALİ

Kaza ve Kadere İnanmak (2)

İman-küfür, itaat-isyan, hayır-şer... Bunların her biri insanın kabiliyetine göre Cenâb-ı Hakk'tan talep ettiği şeylerdir. Ne diledi ise o verilmiş ve verildiği şeyin yolu kendisine kolaylaştırılmıştır.


GÜNDEM

Çin Acizliğimizi Yüzümüze Vurdu! / Uğur Kara

Türk heyetini ağırlamak için elinden geleni yapan, Amerika ile giriştiği küresel rekabette Türkiye'yi yanında görmek istediği düşünülen Çin böyle bir provakosyana niye girişti?
Çünkü Çin'in "Doğu Türkistan siyaseti" günübirlik bir siyaset değil. Baskı, asimile etme, göçe zorlama, öldürme, katliam...
İşte Çin'in 60 yıllık "Doğu Türkistan Siyaseti"...


TARİHTEN SAYFALAR

Osman Gâzî’nin “Bapheus Savaşı” ve Osmanlı Devleti’nin Kuruluşunu Anlatan En Eski Osmanlı Kaynağı / Hakan Yılmaz

Cihâna hükmeden en büyük Türk devleti olan Osmanlı Devleti'nin kuruluş târihi hakkında kaynaklarımızda yer alan bilgiler; Âşık Paşa-zâde'nin, Orhan Gâzî'nin imamı İshak Fakih'in oğlu Yahşî Fakih'in "Menâkıb-nâme"sinden özetlediği bilgilere dayanır. Osman Gâzî'nin Selçuklu sultânından icâzete ihtiyaç duymaksızın, Karacahisar'da kendi adına hutbe okuttuğunu gösteren bu rivâyet, müellifin muhtemelen eski bir takvimden naklettiği üzre 699 (m. 1299) yılında meydana gelmiş ve bu târih bugüne kadar Osmanlı Devleti'nin resmî kuruluş târihi olarak kabul edilmiştir.


| Diğer Sayılar | Ana Sayfa |