167. sayımızın kapağı

HAKİKAT'te Bu Ay:


TAKDİM


BAŞYAZI

KÜFFAR EHLİ; MÜNAFIKLAR;
DÜNYA KODAMANLARI!

Dünya İmkânlarının Her Türlüsünden İstifade Ettikleri Halde Allah-u Teâlâ'ya Nankörlük Eden, Ellerindeki İmkânlar Sebebiyle Kibirlilik Taslayan Dünya Kodamanlarının Durumu!

"Denizi açık bir halde bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Orada nice nice bağlar-bahçeler, pınarlar-çeşmeler,
nice nice ekinler, güzel makamlar, muhteşem konaklar, zevk ve sefa sürüp eğlendikleri nice nimetler bırakmışlardı. Bu böyle oldu.
Biz de onları başka bir millete miras bıraktık. Gök ve yer onlar için gözyaşı dökmedi, onlara mühlet de verilmedi." (Duhan: 25-29)

Bu Büyük İhsan Karşısında Hazret-i Allah'a Hasım Kesilenlerin Ahiretteki Durumları İse Şöyledir:
"Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin!
Sonra başının üzerine kaynar su azabından dökün!
Tat bakalım! Hani sen kendince çok üstün, çok şerefli bir kimse idin. Bu, işte o şüphe edip durduğun şeydir." (Duhan: 47-50)

Bugünkülere de Şamildir. Onlara da Kalacak Değil!

Hazret-i Allah’ı, Kitabullah’ı, Hazret-i Resulullah’ı İnkâr Eden “KÂFİRLER”

Kâfirden Daha Tehlikeli; Müslüman Görünüp, Kâfire Hizmet Eden; İki Yüzlü “MÜNAFIKLAR”

DÜNYA KODAMANLARI
Mağrur Karun ve Âkıbeti:

KÂFİRLERİN, MÜNÂFIKLARIN VE DÜNYA KODAMANLARININ ÂKIBETLERİ
Dünyadaki Huzursuzluk ve Bedbahtlık
Son Nefesteki Azap ve Felâket
Kabir Hayatındaki Azap ve Felâket
Mahşerdeki Azap ve Felâket
Amel Defterlerinin Dağılımındaki Azap ve Felâket
Ameller Tartılırken Mizan Başındaki Azap ve Felâket
Sırat Köprüsünde Yaşanılan Azap ve Felâket
Cehennemdeki Azap ve Felâket

/ İsmail Yavuz

İNFİTÂR SÛRE-İ ŞERİF'İNİN TEFSİRİ - 1

Kıyametin Bazı Safhaları


HAZRET-İ MUHAMMED ALEYHİSSELÂM

Kabileleri İslâm'a Dâvet

Allah-u Teâlâ'nın Resul'üne Arap kabilelerine tebliğde bulunmasını emir buyurması üzerine Resulullah Aleyhisselâm dikkatini onların üzerine çevirdi. Hacc mevsiminde Mekke'ye gelen hacılarla ilgileniyor, her sene belirli zamanlarda kurulan Ukaz, Mecenne ve Zülmecâz gibi panayırlara gidiyor, ısrarla İslâm'ı tebliğ etmeye devam ediyor:
"'Lâ ilâhe illâllah' deyiniz, felâh bulursunuz!" diyerek onları putlara tapmayı bırakmaya dâvet ediyordu.


EVLİYÂ-İ KİRAM -kaddesallahu Esrârehüm- Hazerâtı'nın "Hâtemü'l-Evliyâ" Hakkındaki Beyan ve İfşaatları (89)

Hüseyin bin Abdullah el-Abbâsî -kuddise sırruh-


MEKTUBAT

Hamd ve Duâ  
/ Muhammed Es'ad Erbili -Kuddise Sırruh-


Allah-u Teâlâ'nın Sevgililerinin İfşaatlarına İzah ve Açıklamalar (24)

Muhyiddîn İbnü'l-Arâbî -Kuddise Sırruh- (13)

"Ben, sona erdirme ve sıdk imamlığına oturmuş bir şekilde, 'Hatm-i evliyâullâh'la; yâni 'Allah velîlerinin Hatm'i' ile buluşup görüştüm. Onun hudutlanmış olan sırrı benden kaldırıldı. Ben onun elini kabul etmekle emrolundum. Onun Sıddîk'a ve sıdkı ile sâdık olandan daha aşağıda bulunan Fârûk'a karşı çok mütevâzî olduğunu gördüm. Onun kulak tarafının hizâsında durdum, kulağıma ilkâ ettiği şeye işitip mülâkî oldum. Önünde neşredilip açılmış bir 'bayrak' vardı.


TASAVVUF’UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ (4)

Sıddık-ı Ekber Sevgisi

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz vefatı ile neticelenen hastalığı sırasında mihraba yalnız onun geçirilmesini emretmiş, diğer taraftan da: "Ebu Bekir'in kapısından başka, mescide açılan bütün kapıları kapatınız." buyurmuştur. (Buhârî)


Miraç ve Berat Kandili


GÜNDEM

Düşmana "Düşman!" Diyememek Bize Çok Pahalıya Maloldu! / Uğur Kara

Bu zararın bu kadar büyümesinin en büyük sebebi bizim içimizde sağlam, kararlı ve topyekün bir mücadele sergileyememizdir. Bunun çeşitleri sebepleri var. En büyük sebep dostumuzu-düşmanımızı tanımlamaktaki acziyetimizdir. Daha 1992-93'lü yıllarda ABD helikopterlerinin PKK'ya yardım yaptıklarını tesbit etmiş bir ülkeyiz.


TARİHTEN SAYFALAR

"Top" ve "Tüfek" Gibi Ateşli Silâhlar Osmanlı Ordusuna Ne Zaman Girmiştir? / Hakan Yılmaz

Kemâl Paşa-zâde "Tevârîh-i Âl-i 'Osmân" adlı eserinin Orhan Gâzî devrini anlatan "II. Defter"inde, 1358'de sefere çıkan Süleyman Paşa ve erlerinin, Gelibolu ile Bolayır arasındaki "Eksemil" hisarının "top-ı müsâdeme ile burc"larını dağıtıp dümdüz ettiğini; yine sağlam ve sahih bir râvîye dayanarak, Bolayır'ın fethinde de Osmanlı askerinin, kalenin "burc-ı metânetini top-ı harble" yıkıp yerle bir ettiğini söyler.


| Diğer Sayılar | Ana Sayfa |