Mart 2005 sayımızın kapağı

HAKİKAT’te Bu Ay:


TAKDİM


BAŞYAZI

“Mallarını Allah Yolunda Harcayanların Durumu,
Her Başağında Yüz Tanesi Olan ve Yedi Başak Bitiren Bir Tohuma Benzer.
Allah Dilediğine Fazlasıyla Verir.
Allah’ın Lütfu Geniştir ve O Her Şeyi Bilendir.”
(Bakara: 261)

“Allah’ın Rızâsını Kazanmak ve İçlerindekini Kökleştirmek (Kalplerini Sağlamlaştırmak) İçin
Mallarını İnfak Edip Sarfedenlerin Durumu,
Yüksekçe Bir Tepede Bulunan Güzel Bir Bahçeye Benzer.
Üzerine Bol Bol Yağmur Yağdığında, Meyvelerini İki Kat Verir.
Bol Yağmur Yağmasa Bile, Hafif Bir Yağmur, Az Bir Çisinti de Yetişir.
Allah Yaptıklarınızı Görmektedir. “
(Bakara: 265)

ALLAH YOLUNDA İNFAK

İnfaka Dâvet
“Kendi İyiliğinize Olarak...”
Sevilen Şeylerden İnfak
Yedi Başak Bitiren Tohum
Karz-ı Hasen
Vakıf
Allah için Yapılan
Riyâ ile Yapılan
Rızık ve İnfak
Övülen Müminler
İnfakın Ecir ve Sevabı
Gönülden Verilen
Yakınlık Kazanmak
Rızık Taksimi
Gerçek Vâris
Servet ve İmtihan
Ölüm Gelmeden Önce
İnfak Edilecek Malın Vasfı
Kazancın Bir Kısmı
Zekât
Zekât Vermekten Kaçınanlar
Sâlebe’nin Hikayesi
Gerçek İyilik
İslâm’ın Engin Hoşgörüsü
Yüzsüzlük Etmeyenler
İstemek ve İsteyiciler
Gösteriş İçin İnfak

/ İsmail Yavuz

MÜZEMMİL SÛRE-İ ŞERİF’İNİN TEFSİRİ - 2

İLÂHÎ AZAMET


HAZRET-İ MUHAMMED ALEYHİSSELÂM

UZLAŞMA TEKLİFLERİ-2

“(Hakikati) yalan sayanlara boyun eğme! Onlar senin yumuşak ve müsamahalı davranmanı isterler ki, kendileri de sana yumuşak davransınlar.” (Kalem: 8-9)


EVLİYÂ-İ KİRAM -kaddesallahu Esrârehüm- Hazerâtı’nın “Hâtemü’l-Evliy┠Hakkındaki Beyan ve İfşaatları (68)

“MEVLÂN S’İNÜDDÎN ALİ et-TÜRKÎ -Kuddise Sırruh-”


MEKTUBAT

SÜNNET-İ SENİYYE’YE İTTİB (62. Mektup)   / Muhammed Es'ad Erbili -Kuddise Sırruh-


SÖZLER VE NOTLAR-19

MÜKÂLEME (3) / Mehmed Ali Körpe

– Bu bina sana mı âit hacı emmi?
– Şimdilik oturuyoruz, kira da istemiyorlar.
(5 Nisan 1975)


Allah-u Teâlâ’nın Sevgililerinin İfşaatlarına İzah ve Açıklamalar (3)

HAKÎM et-TİRMİZÎ -Kuddise Sırruh- (3)

İmâm-ı Şa‘rânî -kuddise sırruh- Hazretleri "Tabâkatü’l-Kübrâ" kitabında; Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- Harzetleri’nin "Hatmü’l-evliyâ’" ve "İlelü’ş-Şerî‘a" kitaplarını câhillerin hışmından kurtarmak için bir sandığa koyup nehre attığını naklederek, bizleri ilginç bir hâdiseden haberdâr etmektedir:


NE İDİK, NE OLDUK!

OSMANLI İMPARATORLUĞU-9

“Kişinin ihtiyarlığına alamet, saç ve sakal ağarmasıdır. Devletin kocadığına alamet de, baştakilerin saltanata ve ziynete düşkünlüğüdür, ki inhitata delildir. Duraklama dönemiyle bu devre gelir. Ziynet, refah ve lükse rağbet fevkalade artar. Eski hayat tarzı terk edilir. Herkes şan ve şerefini artırmak hevesindedir. Ünvanlar herkese verilmeye, herkes her makama geçmeye başlar. Zevk ve rahat, keyif vazgeçilmez örf ve adet haline gelir, tabii görülür. Askerler savaş meşakkatine rağbet etmeyip sulh ve sukün isterler. Türlü mihnetler icab eden memleket işlerine kimse el atmaz. Savaştan el çeken asker halk içinde gittikçe itibar kaybeder.”


GÜNDEM

TÜRKİYE’Yİ KİM KAYBETTİ? / Uğur Kara

Aslına bakarsanız Robert L. Pollock’ın yazısı Türkiye’nin bağımsız bir karaktere sahip olmasını isteyen, Amerikan nüfuzundan rahatsız olan, ülkemizin manen işgal edilmesine rıza göstermeyen bizim gibi kimseler için müjdelerle dolu bir yazıydı.

KAYNAYAN KAZAN / Yusuf Doğangün

Dünyamız ateşe sürülüyor ve bir kazan misali, mütemadiyen kaynıyor. Ateşin harareti kimi zaman artıyor, kazan taştı taşacak bir hâle geliyor. Fıtratları fitne ve fesat çıkarmak, gayeleri küfürlerini yürütmek olanlar bu ateşi daha da kuvvetlendirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ateşin sönmesi için bir gayret yok, aksine üstüne körükle hava basılıyor. Er veya geç bu kazan taşacak, ancak içindeki sıcak su herkesi yakacaktır.


TARİHTEN SAYFALAR

AÇE SULTANI’NIN İMDÂDINA ANCAK OSMANLI DONANMASI YETİŞMİŞTİ! / Hakan Yılmaz

Sultan Alâeddin’in bu “âcil yardım” talebi karşısında, Osmanlı hükümeti derhal duruma müdâhale edecek; İslâm birliğini koruyan kudretli pençesinin dünyanın en ücrâ köşelerine kadar uzandığını “küffâr”ın cümlesine birden gösterecekti!..


OLUMSUZ YÖNDE ÇOCUKLARIN HAYATINA GİREN TELEVİZYON’A DİKKAT / Canan Büşra Kara


| Diğer Sayılar | Ana Sayfa |