İncil’in Tahrif Edildiğini
Hıristiyanlar Kendileri İtiraf Ediyor:

“Hıristiyanların çoğunluğu İncillerin İsa’nın hayatının direkt göz şahitlerince yazıldığına ve buna binaen onun hayatına ve mesajına dair sorgulanamaz bir kanıt olduklarına inanırlar... günün popüler İncil baskıları genel halk kalabalıkları araında bu fikirlerin propagandasını yapan yorumlar içermektedir. Dahası İncillerin yazarları hakkında öne sürülen öylesine çok detaylar vardır ki, onların doğruluğundan kişinin artık kuşkulanmaması gerektiği izlenimi verilmektedir. Hıristiyanlığın başlangıcına dair yapılan modern araştırma işleri bu şekilde sunmanın realiteyle hiç de uyuşmadığını göstermektedir.” (M. Bucaille, The Beble, The Kur’an and Science, sh. 65)

“İ.S. 150-200 arasındaki dönemde bugünkü manada olduğu gibi bir Katolik Kilise yoktu. Yani Kilise henüz evrenselleşmemişti. Sonra, Kiliseler belli bir merkezden değil, bölgesel olarak idare edilmekteydi. Fakat Kilise temel olarak, Doğu Akdeniz bölgesinde Yunanca konuşulan Doğu Kilisesi ve Batı Akdeniz bölgesinde Latince konuşulan batı Kilisesi olarak ikiye ayrılmıştı. Ayrıca, bir de Suriye Kilisesi vardı.” (The New Testament (an introduction), sh. 443)

“Bugünkü kilisenin sahte, düzme olarak sınıflandırdığı kitaplar, Eski Kiliselerde kutsal kabul edilmişlerdi. Örneğin, bugün Kilisenin sıradan bir insan ürünü kitap olarak vasfettiği “Hermes’in Çobanının” İ.S. 100’de Roma’da popüler bir şekilde kutsal yazı olarak kabul edilmekteydi.” (The Interpreters Bible V. 1, sh. 70)

Eldeki İncillerde bile büyük farklar vardır. İnciller yazım tarihine göre incelendiğinde Hazret-i İsa’nın nasıl zamanla putlaştırıldığı ortaya çıkmaktadır. Bunu kendileri itiraf etmektedirler:

“St. Luka İncil’inde İsa yaklaşık bir düzine kere ‘Rab’ olarak anılırken, daha eski olan St. Matta ve St. Markos İncilleri onu basitçe ‘İsa’ diye anmaktadırlar. Bu öyle bir gerçektir ki, onun uluhiyetine olan itikadın tedrici olarak geliştiğini gösteriyor gibidir.” (Rev. Dr. A.B. Bruce D.D., Encyclopedia Britannica, Jesus makalesi)

“Aynı zamanda Kitab-ı Mukaddes de her kelimesi gerçekten doğru bir ilahi kitap olarak algılanmamaktadır, fakat diğer insanlar gibi hata ve cehalete maruz kalan insanlar tarafından üretilen bir yazılar kataloğu olarak algılanmaktadır.” (ABD’li Protestan papaz J.L. Mitton, Jesus: The Fact Behind the Faith, sh: 10)

“Son olarak, kasdî olarak yapılan doktrinsel tahrifatlar vardır. (deliberate doctrinal alterations) Heretik Marsiyon, kendi özel öğretilerini desteklemek için kutsal metin üzerinde tahrifat yapılmasında bir liderdi, fakat Hıristiyanların kendileri de bazen metni biraz eğmekte (bending) veya çok sert (harsh) veya lüzumundan fazla olduğunu düşündükleri veya kabul edilen öğretilerle bağdaştırılmasının zor olduğunu düşündüklerini kelimeleri çıkartmakla (omitting) suçludurlar.” (ABD’li Katolik papa R.T.A. Murphy, Background to the Bible sh. 140)

“Şu bir gerçektir ki, bu (üç) İnciller... gerçekleri olduğu gibi aktarmak gayesiyle yazılmamışlardır; onlar misyonerlik eylemleri için kompoze edilmiş kitaplardır.” (Hıristiyan din bilgini Dr. A. Harnack, What is Christianity, İslâm and Christianity, M.F. Rahman sh. 35)

“Aşikardır ki, tüm bunlar tarihsel değildir, fakat esrarengiz şekilde anlaşılmaz ve hissiz anlatıyı anlamaya yardım eden teolojik beyanatlardır.” (Alman Katolik otoritesi H. Küng, On being a Christian, sh. 334)

“Markos’a göre İncil, Matta’nın anlatısı için temel çerçeve oluşturdu. Fakat, (Matta) onu genişletti ve üzerinde çalışmalar yaptı. Matta, Markos’u revize ederken detaylarda tahrifatlar (alterations) yoğunlaştırmalar (condensations) ve yeni formülleştirmeler yaptı.” (ABD’li Protestan papazı Prof. K.F. Nickle, The Synoptic Gospels, sh. 95)

“Biz tamamen kabul ediyoruz ki, bu üç İncil’lerin içeriği yazıya geçirilmeden önce, başlangıçta İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğuna inanan ve anlatılarıyla ve yazılarıyla diğer insanların da kendi inançlarına gelmelerini istiyen insanlar tarafından tekrar ve tekrar ağızdan anlatılmıştı. İsa’ya yönelik büyük saygıları hikayelerini anlatma şeklini değiştirmiş olabilir. Anlatılarını bazen önem atfederek vurgulama arzuları arasıra tahrifat yapmaya yönlendirmiş olabilir.” (ABD’li Protestan Papaz, J.L. Mitton, Jesus: The Fact, sh. 69-70)

DEVAM

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |