Hazret-i Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in
Barnabas İncili’nde Haber Verilmesi:

Hıristiyan âleminde Barnabas ismiyle bilinen incil nüshaları Kur’an-ı kerim’in getirdiği ve bildirdiği hakikatlara daha yakın ve uygun görülmektedir.

325’te İznik Konsülünde, dört İncil dışındaki İncillerin toplatılması ve yok edilmesi kararı alındı. Halktan gizlenen bu İncil de tahrif edilmesine rağmen inciller arasında en doğru olanı olduğunu elde kalan kalıntılardan Kur’an-ı kerim ile karşılaştırıp anlayabiliyoruz.

Bu İncil’de, Allah’ın bir olduğu, İsa Aleyhisselâm’ın O’nun kulu ve Resul’ü olduğu, çarmıha gerilmediği, İsa Aleyhisselâm’ın Meryem oğlu olduğu, İsa Aleyhisselâm’dan sonra gelecek olan Peygamber’in adının Muhammed olduğu, kimse kimsenin günahını yüklenemeyeceği, hesap gününün olduğu gibi birçok konuda Kur’an-ı kerim’in beyanları ile uyuşan, benzeşen yerleri vardır.

Bu İncil’de Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’den şöyle haber veriliyor:

“İsa dedi:

Fakat benim tesellim, hakkımdaki her bâtıl düşünceyi yok edecek ve dini tüm dünyaya yayılıp (tüm dünyayı) kontroluna alacak bir Elçi’nin gelmesindedir. Çünkü böyle vaad etmiştir. Allah (c.c) İbrahim’e, ve bana teselli veren onun dininin sona ermeyecek ve Allah tarafından el değmeden konacak olmasıdır. Kâhin karşılık verdi: “Allah’ın elçisi geldikten sonra (daha) başka peygamberler gelecek mi?”

Hazret-i İsa cevap verdi: “Ondan sonra Allah tarafından gönderilen gerçek peygamberler gelmeyecek amma pek çok yalancı peygamber gelecek ki ben buna üzülüyorum. Çünkü şeytan Allah’ın adaletli hükmüyle onları yerlerinden kaldıracak da, kendilerini, benim kitabımı bahane edinip gizleyecekler.”

Kâhin dedi: “Mesih’e ne ad verilecek ve hangi işaretler onun gelişini ortaya koyacaktır?” İsa cevap verdi: “Mesih’in adı hayranlık uyandırır, çünkü Allah ruhunu yaratıp da, göksel bir nur içinde koyduğu zaman ona (bu) adı kendisi vermiştir. Allah dedi: “Bekle Muhammed; çünkü senin uğruna cenneti, dünyayı ve yığınlarca yaratığı yaratacağım, içlerinden seni elçi yapacağım, öyle ki kim seni kutsarsa kutsanacak, kim seni lânetlerse lânetlenecektir. Seni dünyaya göndereceğim zaman kurtuluş elçim olarak göndereceğim, senin sözün gerçek olacak. O kadar ki, gök ve yer düşecek. Fakat senin dinin düşmeyecek. MUHAMMED onun kutlu adıdır.”

O zaman kalabalık “Ey Allah, bize elçini gönder. Ey Muhammed, dünyanın kurtuluşu için çabuk gel.” dediler. (220. fasıl)

Yine Barnabas İncili’nde Muhammed Aleyhisselâm’dan şöyle haber veriliyor:

“...

Adem Allah’a şöyle yalvardı: “Rabb (ım), bu yazıyı el parmaklarımın tırnakları üzerinde bana bahşet.” Sonra Allah, ilk insana baş parmakları üzerinde bu yazıyı verdi. Sağ elin baş parmak tırnağı üzerinde, “Allah’tan başka ilâh yoktur.”, sol elin baş parmak tırnağı üzerinde de, “Muhammed Allah’ın Resulü’dür.” Sonra, babaca bir sevgiyle ilk insan bu sözleri öptü ve gözlerini ovarak dedi: “Senin dünyaya geleceğin gün mübarek olsun.” (Barnabas: 39)

“Allah’ın Elçisi geleceği zaman, Allah ona kudret ve rahmetinin sonuymuş gibi verecek, o kadar ki, akidesini alacak olan tüm dünya kavimlerine rahmet ve selâmet götürecektir.” (Barnabas: 43)

“Ey! Onun dünyaya geleceği kutlu zaman! İnanın bana, onun ruhunu görenlere Allah peygamberlik verdiğinden, her peygamber gibi ben de onu gördüm ve ona saygı gösterdim. Onu görünce, ruhum teselli ile doldu (ve) dedim: “Ey Muhammed, Allah seninle olsun ve beni ayakkabının bağlarını çözecek değerde kılsın. Buna ermekle ben de büyük bir peygamber ve Allah’ın kutsal bir (kul)u olacağım.”

Ve İsâ böyle deyip, Allah’a şükretti.” (Barnabas: 44)

DEVAM

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |