İncil’in Tahrif Edilmesi:

İlâhi vahiy olan semâvi kitaplar her türlü tezat ve ihtilaftan uzaktır. Zira gönderilen elçiye verilen kitap kelâmullah’tır. İncil’in tahrif edilmiş olduğu dört İncil’in bulunmasından, bu incillerin, birbiri ile çelişip tezata düşmesinden, farklı bilgiler vermesinden, alenen anlaşılır.

Yine Matta incilinin amacı; İsa’nın yaşamı, ölümü, dirilişi üzerinedir. Markos en kısa İncil olup, insanların İsa Aleyhisselâm’a gösterdikleri ilgi ve İsâ Aleyhisselâm’ın hayatından çokca bahseder. Luka ise daha kitabının başında amacının İsa Aleyhisselâm’ın yaşamını doğru ve ayrıntılı biçimde anlatmak olduğunu açık seçik ortaya koyuyor. Kitabını Teofilos’a hitaben (Luka: 1/3) yazdığını belirtmesi İsa Aleyhisselâm’a âit olmadığını gösterir. Yuhanna ise incili bizatihi kendisinin kaleme aldığını; “Onun adıyla yaşama kavuşasınız” (20/30-31) diyerek belirtmiştir.

İlâhi vahiy ise ancak Allah’ın kelâmı, sözü, beyanıdır. Peygamber ve ümmetine Allah’ın koyduğu kanunları, emirleri, nehiyleri içerir. Geçmiş peygamberlerden ve ölümden sonrasından haber verir.

Görüleceği üzere bu bahsedilen inciller İsa Aleyhisselâm’dan sonra yazılmış ve onun hayatını kaleme almışlardır. İlâhi vahyin nüshaları karışmış ve fakat İsa Aleyhisselâm’a inen gerçek incil tahrif edilmiştir. İncelendiğinde, akl-ı selim ile düşünüldüğünde bu gerçek açıkça görülebilecektir.

Bir kere inciller, İsa Aleyhisselâm’dan yüzyıl gibi bir zaman sonra yazılmışlardır, İsa Aleyhisselâm’ın dili ile yazılmamışlardır. Hatta Yeni Ahid’de yazıldığına göre İncil yazarları; “Sözlü söylentiyi saptayan ilk hıristiyan topluluğunun sözcülerinden başka birşey değildir...” “İncil yazarlarından herbiri kendi uslûbuna, kendi kişiliğine, kendine özgün dini kaygılarına göre, çevrelerindeki gelenekten aldıkları sözler ile hikayeler arasında bir takım bağlar kurmuşlardır.”

•

Matta İncili’nde (1/1-17) İsa Aleyhisselâmın babaları olarak verilen isimler toplamı (İbrahim Aleyhisselâm dahil) İbrahim Aleyhisselâm’a kadar 40’tır. Luka İncili’nin verilen isimler toplamı ise İbrahim Aleyhisselâm dahil 55’tir.

•

Luka İncili (3/23-38), Mesih’i “Matat’a” nisbet ederken. Matta İncili (1/16), Mesih’i “Dülger Yusuf’a” nisbet etmiştir.

•

Matta (4/18) ve Markos (1/16), Mesih’in, Petrus ve kardeşi Andreas’ı “Denize ağ atarlarken bulduğunu” Luka (5/2) ise, İsa’nın “iki balıkçıyı kayıklarından inmiş, ağlarını yıkarken bulduğunu”, Yuhanna (1/35-42) ise, “İsa’nın gezinirken, Yahya’nın şakirdlerinden ikisiyle oturduğunu, Andreas’ın İsa’nın ardından gittiğini ve daha sonra kardeşi Petrus’u da İsa’ya getirdiğini” belirtmiştir. Bunların hangisi doğrudur?

•

Matta İncili’ne göre (9/18) kızın babası “kızın öldüğünü” fakat İsa’nın gelerek elini üstüne koymasını ister. (9/24) “İsa da kızın ölmemiş, uyuyor” derken. Luka İncili’ne göre ise (8/42) kızın babası “kızının hasta olduğunu ve onun ölmek üzere bulunduğunu” söyleyince İsa Aleyhisselâm devamında (8/50)de “korkma ancak iman et, ve kız iyi olacaktır.” demiştir.

•

Matta İncili (11/18) “Yahya’nın yemiyerek ve içmeyerek geldiğini” haber verirken, Markos İncili (1/6) “Yahya’nın çekirge ve yaban balı” yediğini söyler ki, bu iki haber birbirini çürütür.

•

Matta İncili’nde (16/19) İsa’nın Petrus’a hitaben “göklerin melekut anahtarlarını sana vereceğim, yeryüzünde çözeceğin herşey göklerde çözülmüş olur.” ifadesi haber verilirken, devamında (16/23) Petrus’a hitaben “Çekil arkama şeytan; sen bana tökezsin, çünkü sen Allah şeylerini değil, ancak insan şeylerini düşünüyorsun.” şeklinde birinciye tamamen zıt olacak şekilde konuştuğu belirtilmiştir.

•

Matta İncili (21/7) İsa’nın eşeğe bindiğini haber verirken, Markos İncili (11/7) İsa’nın sıpaya bindiğini belirtmiştir.

•

Matta (27/38-44) ile Markos (15/27, 32)da iki haydut İsa’ya sitem ederken, Luka (23/39)da sitem eden haydutlardan biridir.

•

Matta (27/60); Markos (15/46); Luka (23/53)ya göre ceset alınıp “Kaya içine oyulmuş bir kabre konulmuştur.” Yuhanna (19/41)ya göre ise, “İsa’nın cesedi bahçede olan bir kabre konmuştur.”

•

Matta (1/1-16), İsa’nın şeceresini İbrahim’den başlatarak İsa’ya kadar getirirken; Luka (3/23-38) aynı şecereyi Adem’den başlıyarak İsa’ya kadar getirir. Böylece Matta, Luka’nın baştan zikrettiği yirmi atayı atlar.

•

Matta’ya göre, (28/1) İsa’nın kabrini, ziyatere gelenler arasında Mecdelli Meryem ve başka bir Meryem de vardı. Yuhanna’ya göre, (20/1) kabri ziyarete gelen sadece Mecdelli Meryem’dir.

•

Matta ve Yuhanna “İsa’nın göğe çıkışını” zikretmedikleri halde Luka (24/51) ve Markos (16/19) İsa’nın göğe çıkışını zikretmektedir.

•

Matta İncili’nde (17/15) bir adamın “Sar’alı oğlunu” kurtarması için İsa’ya geldiğini belirtirken, Markos İncili (9/17) “Dilsiz ruhu olan oğlunu” İsa’ya getirdiğini söyler. Luka ise aynı olayı naklederken adamın, İsa’ya “Muallim! Sana yalvarırım oğluma bak” dediğini belirtir.

•

İnciller Yunanca yazılmışlardır. Yeni Ahid’de orijinalliğini muhafaza eden bazı terimler Yunanca değil, İbranice’dir. Bu dahi tahrife delildir. Zira İsa Aleyhisselâm’ın dili Âramice (İbranice)dir.

•

Matta İncili’nin bildirdiğine göre Hazret-i İsa, Musa Aleyhisselâm’ın şeriatını yıkmaya değil, yapmaya geldiğini beyan etmiştir. (Matta: 5/ 17-18)

Halbuki bugünkü Yeni Ahid, Musa Aleyhisselâm’ın şeriatının İsa Aleyhisselâm tarafından tamamen kaldırıldığını öğretmektedir. Bu bir tenakuz, çelişkidir.

•

Hıristiyanlığın temeli sayılan teslisle ilgili âyet şöyle idi: “Çünkü gökte şehadet edenler üçtür: Baba, kelime ve Ruh’ul-Kudüs ve bu üç birdir ve yerde şehadet edenler üçtür. Ruh ve su ve kan ve bu birde mutabıktır.” (Yuhannanın Mek: 5/ 7-8)

1881’de basılan tashihli nüshadan birinci kısım çıkarılmış ve bugünkü yeni baskılarda bu yoktur.

Bu misal bize, Hıristiyanlığın kutsal kitabı üzerinde tahrifler yapıldığını ve bu tahriflerin devam ettiğini göstermektedir.

•

Yuhanna (2/7-9) “İsa’nın, suyu şarap yaptığını” haber verdiği halde,

Diğer üç İncil’de böyle bir haber yoktur.

•

Yuhanna’nın bir yerde (5/31-32) “Eğer ben kendim için şehâdet edersem, şehâdetim doğru değildir. Benim için şehâdet eden başkasıdır.” derken, bir başka yerde (Yuhanna: 8/14) “Ben kendim için şehâdet ediyorsam da şehâdetim doğrudur. Çünkü ben nerden gelip nereye gittiğimi bilirim.”

•

Matta’nın (5/39-40) “Kötüye karşı koma, ve senin sağ yanağına kim vurursa, ona ötekini de çevir, bir mahkemeye gidip senin gömleğini almak isterse, ona abanı da bırak” şeklindeki sözü ile, yine (Matta: 10/34) “yeryüzüne selâmet getirmeğe geldim sanmayın; ben selâmet değil, fakat kılıç getirmeye geldim.” sözü arasında tezat vardır.

•

Matta’ya göre (20/29) Eriha’dan çıkan İsa’ya, şifa için gelen körlerin sayısı ikidir. Markos’a göre (10/46) ise şifa için gelen körlerin sayısı birdir.

•

Matta İncili’ne göre (20/20-21) “İki oğlu için İsa’dan melekûtundan yer isteyen Zebedî’nin zevcesidir.” Markos İncili’ne göre (10/35) İsa’nın melekûtunu isteyen Zebedî’nin iki oğludur.

•

Matta İncili’ne göre (9/14) İsâ’nın talebelerinin orucu hakkında İsa’ya soru soranlar Yahya’nın talebeleridir. Markos İncili’ne göre (2/18) aynı soruyu soranlar kâtipler ve Ferisiler’dir.

•

Matta İncili ifadesine göre, (2/1-4) Yeruşalim halkı İsa’nın doğacağını bilmemektedir. Luka İncili’ne göre (2/25-28) Yeruşalim’deki Şimeon adındaki bir şahıs İsa’nın doğacağından haberdar edilmişti.

•

Matta İncili (8/18-26) İsa “halkın, karşıyakaya geçmesini emrettikten sonra deniz dalgalanmış ve halk heyecanlanmıştır.” şeklinde belirtirken Markos İncili’ne göre (4/35-37) deniz dalgalandıktan sonra İsa, kalabalığa, karşıya geçmeyi emretmiştir.

•

Matta İncili’ne göre (10/9) İsa Havârilerine “yanlarına Asâ bile almaya müsaade etmezken”

Markos İncili’nin ifadesine göre (6/8), “yanlarında Asâ taşımalarını” tavsiye etmiştir.

•

Matta İncili, Hazret-i İsa’nın başına “güzel koku” döken kadının bu işi ne zaman yaptığını belirtmezken, Markos bu olayın vakti olarak “Fısıh ve Hamursuz”dan iki gün önce olduğunu belirtir. (Markos: 14/1-3) Yuhanna ise aynı olayın Hamursuz’dan altı gün önce tahakkuk ettiğini ifade eder. (Yuhanna: 12/1-3)

•

Matta (26/6) ile Markos (14/3) bu olayın Simun’un evinde cereyan ettiğini belirtirlerken Yuhanna (12/3) aynı hadisenin Meryem’in evinde olduğuna işaret eder.

•

Matta (25/15) hizmetçileri üç gösterirken, Luka (19/33) hizmetçileri on kişi gösterir.

•

“Göklerin melekutun”da en büyüğün kim olduğu hakkında soruyu soran, Matta İncili’ne göre (18/1) “İsa’nın talebeleridir.” Markos İncili’ne göre (9/33-34) sorulan suali haber veren “İsa’nın kendisidir.”

•

Markos İncili’nin bir yerinde (1/1) “İsa Mesih’in İncili” denilirken, diğer bir yerinde de (1/14) “Allah’ın İncili” denilmektedir.

•

Luka İncili’nde bir yerde “Kurtarıcım Allah”, (Luka: 1: 47) diğer bir yerde de “Kurtarıcı İsa” denilmektedir. (2: 11)

•

Hazret-i İsa için sık sık hem “Allah’ın oğlu”, hem de “Yusuf oğlu”, “Davud oğlu”, “Âdem oğlu” deyimleri kullanılmaktadır.

Bunların hangisi doğrudur? İlâhi dinde böyle büyük tenakuzlar, kesinlikle olmaz. Bu ifadeler İncil’deki tahrifatın büyüklüğünü göstermektedir.

•

Matta (3/4; 11/18-19) Yahya’nın bir yerde çekirge ve yaban balığı yediği, bir başka yerde de yiyip içmediği söylenmektedir.

•

İncillerde dipnot olarak sık sık (Matta: 17/20-21, 18/10-11 - Markos: 7/15-16, 11/25-28, Luka: 8/45, 9-56) “Birçok eski metinlerde şu sözler de yer alır.” denilmektedir.

Veya Markos (16/20)de olduğu gibi “bu bölümün 9-20 ayetleri eski metinlerde yoktur.” denilmektedir.

Bu tahrifatı açıklayan alenilik Yuhannada (7/53 - 8/11)de de mevcuttur.

•

İlâhi bir kitapta hiç çıkartma, yok etme, alma, koyma olabilir mi? İlâhi olan İncil’i bu şekilde değiştirdiler, tahrif ettiler.

•

Bu gibi çelişki ve tutarsızlıklar Allah-u Teâlâ’ya nisbet edilen bir kitapta bulunmaz. Öte yandan Allah-u Teâlâ’nın kulu ve elçisi olan bir peygamber de kendini Allah yerine koymaz ve kendine taptırmaz.

Binaenaleyh İsa Aleyhisselâm’a indirilen İncil’in sonradan insan eliyle yazıldığı ve tahrif edildiği anlaşılmaktadır.

İncil’in tahrif edildiğini Kur’an-ı kerim şöyle haber vermektedir:

“Onlardan bir grup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları kitaptan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde ‘Bu Allah katındandır.’ derler. Onlar bile bile Allah’a iftirâ ediyorlar.” (Âl-i imrân: 78)

Diğer Âyet-i kerime’lerde ise şöyle buyuruluyor:

“Şimdi siz (ey müminler) bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa bunlardan bir grup vardır ki, Allah’ın sözünü işitirler de düşünüp akıl erdirdikten sonra bile bile onu değiştirirlerdi.” (Bakara: 75)

“Verdikleri kesin sözü bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler ve kendilerine belletilenlerin bir kısmını unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan dâima hâinlik görürsün. Onları affet ve aldırma. Şüphesiz ki Allah iyilik yapanları sever.” (Mâide: 13)

DEVAM

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |