Şubat 2002 sayımızın kapağı

HAKİKAT’te Bu Ay:


TAKDİM


BAŞYAZI

Resulullah Aleyhisselâm birgün yere bir çizgi çizerek:
“Bu Allah Yoludur.” buyurdular.
Yine bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizdikten sonra:
“Bunlar da Yollardır. Bu Yolların Her Birisinde İnsanları O Yola Çağıran Birer Şeytan Bulunur.” buyurdular ve:
“İşte Bu Benim Dosdoğru Yolumdur, Siz Ona Uyunuz. Başkaca Yollara Gidip de Onlar Sizi Allah’ın Yolundan Ayırmasın.” (En’am: 153) Âyet-i kerime’sini okudular. (Darimi-Sünen)

FIRKA-İ NÂCİYE
      Fırka-i Nâciye’nin Saâdeti, Yetmişiki Fırkanın Âkıbeti
      Allah-u Teâlâ’nın İndirdiğinden Hoşnut Olanlar
      Münevver Bir Yol ve Evliyâullah
      Evliyâullah Sevgisi
      Rabbânîler
      Ulül’elbâb’a Çıkmış Olan Âlimler
      Nakilci Ulvî Âlimler
      MÜMİNLER

/ İsmail Yavuz

MÜCÂDELE SÛRE-İ ŞERİF’İNİN TEFSİRİ - 4

KUDSÎ RUH VE RÛHANÎYET


MEKTUBAT

MUHABBETİN GIDASI İHLÂSTIR (94. Mektup)  / Muhammed Es'ad Erbili -ks.-


HÂTEM-İ VELİ HAKKINDA RESULULLAH -SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM- EFENDİMİZ’İN HADİS-İ ŞERİF’LERİ VE ONA VÂRİS OLAN VEKİLLERİNİN İFŞAATLARI (32)

“EBÛ ABDULLAH MUHAMMED BİN ALİ EL-HAKÎM ET-TİRMİZÎ -Kuddise Sırruh-”


KISAS-I ENBİYA ALEYHİMÜSSELÂM

HAZRET-İ YAHYA ALEYHİSSELÂM

Allah-u Teâlâ Yahya kulunun fazilet ve meziyetlerini Âyet-i kerime’lerinde beyan buyurmuştur.
Rabbine gönülden bağlı idi. Daima O’na yönelir, O’nu gözetir, O’ndan korkar, her halükârda O’nun murakabasını duyardı.
Âyet-i kerime’de: “Çok takvâ sahibi idi.” buyuruluyor. (Meryem: 13)
Ayrıca: “Nezdimizden bir merhamet ve safiyet verdik.” (Meryem: 13) Buyurarak iltifatta bulundu.


SİLSİLE-İ SÂDÂT

MUHAMMED ES’AD ERBİLİ -Kuddise Sırruh- / Mehmet Ali Körpe

Bil ki “İnâbe” Hakk Teâlâ’nın: “Artık Rabb’inize dönün ve ancak O’na teslim olun!” (Zümer: 54) Kavl-i şerifiyle vacibdir.
Yine bilesin ki inabe “Rucû” demektir. Yani küfürden imana, mâsiyet ve muhalefetden Hakk sübhanehu ve Teala Hazretlerinin emrine itaat ve muvafakata, gafletten Allah Azze ve Celle’yi zikre dönmektir. Bu âyete göre inabe bir emr-i vacibdir.


NURLU SOHBETLERİN FEYZ VE BEREKETİ / Halil İbrahim Emre

Nur onun yolundadır, feyz onun yolundadır, hayır onun yolundadır, bereket onun yolundadır. Çünkü âlemlerin Rabb’inden Cebrâil Aleyhisselâm vasıtasıyla biricik Habib’ine gelen nur-i ilâhi’ler, Resulullah Aleyhisselâm vasıtasıyla da Ashâb-ı kiram’ına, ashâbtan tabiine, tabiinden de tebe-i tabiine nurlu silsile vasıtasıyla günümüze kadar gelmiştir.


İHLÂS YÜCELTİR RİYÂ ALÇALTIR / Hatice Aydın

Allah-u Teâlâ buyuruyor ki:
“Dini Allah’a has kılarak ihlâs ile kulluk et. Dikkat edin hâlis din Allah’ındır.” (Zümer: 2-3)


GÜNDEM

PATRİKHANE’NİN FAALİYETLERİ ASLA GÖZDEN UZAK TUTULMAMALIDIR! / Şinasi Çapa

ABD, tek merkezli dünya motifi için ortodoks nüfustan kilise yoluyla yararlanmak, nüfuz alanını genişletmek, ülkeler ve bilhassa ülkemiz üzerinde baskısını artırmak istemektedir. Patrik ise görüldüğü gibi sözde ekümenik sıfatını her fırsatta kullanmaktadır.

MEDYANIN AHLAK TERÖRÜ! / Uğur Kara

Ahlaksızlaştırma gayretlerinin dış boyutu olduğunu kimse inkâr edemez. Ahlaksızlık basamak basamak topluma empoze edilmektedir. Eşcinseller tv programlarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmiştir. Hatta iş o noktaya gelmiştir ki, sübyancılığı dahi çekinmeden savunanlar bulunmaktadır. Çok büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Bu tehlike PKK’dan, Ermeni tasarılarından, ABD ve AB’nin askerî tehditlerinden ve akla gelebilecek her türlü tehlikeden daha büyüktür.


NASİHAT HAYATIN DESTEĞİDİR / Şennur Köse

“Bir kıssa bir hisse” demişlerdir. Gerçekten de Behlül Hazretlerinin öğütlerinde çok büyük hisseler bulunmaktadır. Şöyle ki; Herşeyden önce, yönetici durumunda olanlar büyük bir vebâl altındadırlar. Bu vebalin altından, aklı başında olan kaç kişi kurtulabilir?


ŞİİR

NA’T-I NEBEVÎ / Şeyh Galip

Bî-çâredir ümmetlerin isyânına bakma
Dest-i red urup hasret ile dûzâha kakma
Rahm eyle amân âteş-i hicrânına yakma
Ez-cümle kulun Gâlib-i pür-cürmü bırakma.
      Sen Ahmed-ü Mahmûd-u Muhammed’sin Efendim!
      Hakk’dan bize Sultân-ı müeyyedsin Efendim!


İSLÂM TASAVVUFLA YAŞANIR / Dinçer Hazar

İmam-ı Şafii (r.aleyh) Hazretleri, Şeybân Raî (k.s) isminde evliyâ-i kiramdan bir zâtın huzurunda, mektebe giden bir çocuk gibi diz çöker ve yapacağı işleri kendisinden sorardı.
Onun bu durumunu bazı âlimler hazmedemediler. “Senin gibi bir âlim nasıl olur da bir çobandan bilgi alır?” dediklerinde “Bu zât bizim bilmediklerimizi bilir.” cevabını verdi. (İhyâ-u Ulûmid-din)


ÇİKOLATA, ŞEKER VE ÇOCUK / Canan Büşra Kara

Uzmanların yapmış olduğu araştırmalara göre, iki yaşındaki çocuklarda dahi şeker tüketiminin tavsiye edilen miktarın çok daha üstünde olduğu tesbit edilmiştir. Yine bu araştırmalara göre dört ile altı yaş çocuklarından her biri günde ortalama 60 gramdan daha fazla şekerli yiyecekler tüketmektedir. Halbuki bu değerler ergenlikte tavsiye edilen değerlere tekabül etmektedir. Tabii bu durum çocuklarımızın sağlığını olumsuz etkileyen bir faktördür.


| Diğer Sayılar | Ana Sayfa |